Salı, Şubat 28, 2017

Yılanlar Ve İguana-Hayatta Kalma Savaşı

iguana

BBC'nin hazırladığı iguana ve yılanlar arasındaki savaş.
Bu resimde gördüğünüz iguana temsili az sonra videodaki iguana ise küçüçük bir yavru.
Vahşi doğada hayatta kalma çabası ile yılanlar ve daha bir çok canlı ile savaşmak zorunda.
Peki bu savaşta kim galip olur dersiniz?
Hayatım boyunca belki de izleyip en çok etkilendiğim 2 dakikalık bir belgesel.
Bebek bir iguananın yılanlardan kaçış hikayesi gibi.
Belki izlemiş olanınız vardır fakat ben çok ama çok etkilendim.

Videonun sonunu anlatmak istemiyorum.
Çünkü çok heyecanlı.
Sizce bebek iguana mı kazanacak yoksa dev yılanlar mı?
Ölüm burnunun ucunda...







Devamı
PAYLAŞ:

Pazartesi, Şubat 27, 2017

En 'Garip' Batıl İnançlar

kara kedi

O bir kara kedi mi?
Uğursuzluk getirir çekin saçınızı.:)
Şaka bir yana da gerçekten de bazen bazı zamanlar batıl inançlarla yaşıyoruz.
Tek merak ettiğim dünya ülkelerinde Türkiye haricinde başka memlekette batıl inançlar var mıdır?

Nesilden nesile bitmeyecek olan batıl inançlar bakalım hayatımıza nasıl girdi ve en garip batıl inançlar nelermiş hadi hep birlikte bakalım.:)

İlk önce kendi inandığım ve çevremdeki insanların batıl inançlarını sıralayacağım.:)

  • Akşam sakız çiğnenmez. Ölü eti çiğnersin.
  • Geceleri tırnak kesilmez.
  • Yatakta yemek yenmez çarpılırsın.
  • Tahtaya vurup şeytan kulağına kurşun demek.
  • Evde bardak kırılması nazarın gittiğine delalettir.
  • Karganın ötmesi iyi değildir.
  • Sol avcun kaşınıyorsa para gidecek.
  • Elden ele bıçak, makas verilmez.
  • Kapı eşiğinde oturulmaz.
  • Gece ıslık çalarsak şeytanlar başımıza toplanır.
  • Yola çıkanın ardından su dökmek.
  • Ayakkabı ters durmaz.
  • Ayna kırmak bilmem kaç sene uğursuzluk getirir.
  • Yere saç atma basıldıkça başın ağrır.
  • Sokağa saç atma kuşun ayağına takılır.
  • Evde beş taş oynanmaz.
  • Makasın ağzını açık bırakılmaz.
  • Yıldız kaydığında dilek tutulur.
  • Kıyafet üzerimizdeyken dikiş dikmek kısmet kapatır.
  • Çocukların göbek bağını okula, karakola, hastaneye gömmek.
  • Doğum yapan kadın güle güle diyemez, sütü kesilir.
  • Gece çorapla uyursan melekler seni korumaz.
  • Kurbağa elleme siğil çıkar.
  • Yatağını toplamadığın zaman işin ters gider. ( buna çok inanıyorum:)
  • Evden çıkarken sağ ayakla çıkılır, iş yerine girerken sağ ayakla girilir. (buna da)
  • Gece rüya anlatılmaz.
  • Cuma namaz saati iş yapılmaz, çamaşır yıkanmaz.
  • Tencerenin dibini sayırırsak düğün de yağmur yağar.
  • Karga öterse yağmur yağar.

Benim bildiklerim böyle sizin bildikleriniz de var mı?

Musmutlu bir hafta olsun...

Devamı
PAYLAŞ:

Cuma, Şubat 24, 2017

Ege Ve Akdeniz İnsanı Depresyona Giriyor!


İzmir bu aralar epey bir kapalı...
Fotoğraf alıntı olabilir fakat her gün bu tabloyla karşılaşıyoruz.
Ve maalesef ki ege ve akdeniz insanı bu tabloya alışkın değil. Etrafımızdaki ve çevremizdeki insanların yaklaşık olarak 1 haftadır sıkılganlıkları, sinirli ruh halleri, aksi davranışları hep bu havalar yüzünden.:)

Güldüğüme bakmayın gerçekten de havanın kapalı olması ve yağmurlu bir havaya uyanmak bile insanın gerçekten de günlük psikolojisini çok derinden etkiliyor.
Çalışmak isteği kaçıyor, yemek yapmak istemiyoruz ev işleri bizi bekliyor bizde güneşi bekliyoruz ne yapalım ama canım biz alışkın değiliz ki bu havalara
.
Havanın sürekli yoğun olarak kapalı olması da Ege ve Akdeniz insanını depresyona kötü düşüncelere fikirlere, yorgunluğa itiyor. Çünkü NEDEN havanın kapalı olması direkt olarak Melatonin hormonlarımızı etkiliyor ve bu yüzden sinirlilik, asabiyet, aksilik, yorgunluk, uykusuzluk olarak bizi kötü etkiliyor.

Misal; yağmurlu bir hava da genelde bizler ya derinden yada can sıkıcı şarkılar dinleriz haksız mıyım?
Şahsen şu an benim bu postu yayınlarken dinlediğim şarkı budur efendim..Şarkı için buraya!!

Çünkü maalesef ki hava bir kasvetli bir yağmurlu ki güneşe hasret kaldık. Nerede bizim D vitaminimiz.. Güneş ışınlarının vücudumuza öyle çok yararı var ki kas sistemimizde ve daha farklı çeşitli hastalıklarda doktorlar bile belirli saat aralıklarında güneşe çıkıp güneş ışınlarından yararlanmamızı istiyor..

Öyle ki havaların kapalı olması durumu daha çok kadınları etkiliyor. Çünkü adet döngüsünde saatin çok önemi vardır. Bu sebepten ötürü açık ve kapalı havaların adet döngüsünü etkilediği uzmanlar tarafından açıklanmıştır.

Artık bu kasvetli hava gitsin...
Güneş yüzünü bizlere, doğaya, ağaçlara, çiçeklere, toprağa, bütün canlılara göstersin...

Güneşli bir gün olmasıyla dileğiyle...

Devamı
PAYLAŞ:

Perşembe, Şubat 23, 2017

Lûgat365'in Hikayesini Biliyor Musunuz?

lügat365

Lugat365...
Kitabı duymayan kaldı mı acaba?
Kitabı duymasanız da eminim ki sosyal medya da bu tarz yazılar görmüşsünüzdür. 
Nereden geldi bu yazılar?
Bu kelimeler hep hayatımızda mıydı?

Banu Ertuğrul ve Onur Ertuğrul çifti kitabın başında ki özetle kendilerini ve bu cümlelerin nasıl oluştuğunu çok kısa ve insanı yormadan özetlemişler.

Bu yola tek bir kelimeyle çıkmışlar. 'Hissikablelvuku'
Amaçları aslında ne bir kitap nede bu yolu bir işe döndürmekmiş.
Çiftimizin eski kelimelere olan merakı bir cümle ile başlamış.
2014 senesinin son aylarında bu işe koyulmuşlar amaçları 365 günde bir adet eski kelimeler yayınlamakmış. Hummalı bir araştırma, yorucu tespitlerle 1 Ocak 2015 de Lûgat365'le yola çıkmışlar.
Amaçları ilk başta sosyal medya da her gün bir adet olmak şartıyla kelime paylaşıp bir senenin sonunda 365 adet kelime ile yollarını kapatmakmış. 

Tabii ki çiftimizin girdikleri bu yol beklenmedik derecede olumlu sonuçlanınca araştırdıkları kelimeleri defterlerde, kalemlerde, yastık kılıflarında, bardaklara yansıdıklarını görmüşler.

Kitabı okuyun ve bence bana göre çocuklarınıza da anlayacağı yaşa geldiklerinde okutun.
Eski cümlelerin güzelliğini ve anlamlarını öğrensinler.
Bilmediğimiz kelimelerin aslında nasıl da güzel anlamları olduklarını bu kitabı okuduğumda anladım.. Bir gün denk gelirse bu kitabın bir kaç sayfasını karıştırmanızı tavsiye ederim...

Kitabın bir diğer özelliği ise bir kelimenin usta şairlerden, usta ozanlardan şiirlerinin belirli kısımlarına kitapta yer vermiş olmaları..

Kitaptan alıntılar;


Nâmütenâhî; Nihayeti olmayan. Sonsuz. Uçsuz bucaksız. 

Bir sahile varacak günlerimiz
Günler ki namütanahi ıstırap;
Kalmayacak bu günkü hasta, harap
Yüzlerde bahtın karanlığından iz.
Orhan Veli Kanık

Teessüf; Üzülme. Kederlenme. Hayıflanma.

Dünyada bir anne için, Hem ciğerpâresini diri diri kaybetmekten, hem de bu kayıba teessüf bile edememekten daha müthiş ruh azabı mı olur? 
Namık Kemal

Maatteessüf; Üzülerek söylüyorum ki. Esefle belirteyim ki. Maalesef

Fakat Maateessüf, işte tam bu esnada, bir talihsizlik kapkara yağmur bulutlarını dağıttı ve dolunayın ışığı zeplini bir süre gün gibi açığa çıkardı.
İhsan Oktay Anar

Sunturlu; Şiddetli. Dehşetli. Yaman. 

Seni aldım bu sunturlu yere getirdim
Sayısız penceren vardı bir bir kapattım
Bana dönesin diye bir bir kapattım 
Şimdi otobüs gelir biner gideriz
Dönemeyeceğimiz bir yere beğen başka türlüsü geç
Bir ellerin bir ellerim yeter belliyelim yetsin
Seni aldım bana ayırdım durma kendini hatırlat
Durma kendini hatırlat 
Durma göğe bakalım
Turgut Uyar 


Resım kaynak; Lügat365'in sayfasından alınmıştır.

Devamı
PAYLAŞ:

Salı, Şubat 21, 2017

Fillerin Midesinden Kahve; Black İvory Coffee

black ivory coffee

Evet yanlış okumadınız Filin Midesinden Kahve Bardağına!
Dünyanın en pahalı kahvelerinden biri olan Black ivory coffee yani siyah fildişi kahvesi filin midesinden geçerek tatlandırılıyor. Öyle ki bu filler sadece kahve ve fasülye yiyor.

Siyah fildişi kahvesini sokaktan kurtarılan filler üretiliyor. Ve gelirin belirli miktarı da fillerin yardıma gidiyor.

Kuzey Tayland'da üretilen Siyah fildişi kahvesi; Tayland'da 1500 mt yükseklikle yetişen ve en yüksek kesimlerden toplanan Arabica fasülyesiyle üretilir. 

Toplanan fasülyeler ve meyveler fillerin sevdiği besin olduğu için kahve çekirdekleriyle harmanlanıp fillere yediriliyor ve fillerin mide asidindeki proteinlerden yararlanan kahve çekirdekleri bozulmadan ve sindirim enzimleriyle 15 ile 70 saat içerisinde istenilen tada ulaşılır.
Bu filler 1 kilo kahve çıkartmaları için yaklaşık olarak 73 kilo fasülye tüketiyorlar.

black ivory coffee

Kahvenin yapım aşaması ise;
3 gün boyunca kahve çekirdekleri fillerin sindirim sisteminden geçiyor ve yıkanmadan önce kurutuluyor ve daha sonra kavruluyor. Daha sonra yıkanıp tekrar kurutulmaya bırakıyor. Ve daha sonra içmek için elle öğütülüyor.

İlk üretilen Black İvory (siyah fildişi) kahvesini Filipinli ve kahveye çok düşkün bir aile tatmıştır.

Black İvory kahvesinin tüketimi ise şeker yerine çikolata ile tatlandırılarak içiliyor.
Bu kahveyi içmek isterseniz Tayland'dan yolunuz geçerse yerinde içebilirsiniz. Fakat Tayland haricinde Dünya'da sadece 2 yerde tadına bakabilirsiniz. 
Abu Dhabi'de ve Maldivlerdeki en lüks otellerde satışta sunulmaktadır.


Peki bir bardağı kaç para? 
Abu Dhabi'de Anantra tatil beldelerinde 50 dolara bir bardağını içebilirsiniz.
Yok ben alayım evimde de içeyim derseniz 1 kilosu 1.100 dolar.

İnternette sadece Amazon.com da satışta fakat her zaman değil çünkü stoklarla sınırlı ve inanır mısınız stoklar anında tükeniyor.

Bir gün yolunuz düşerse denemeye ne dersiniz?



Devamı
PAYLAŞ:

Pazartesi, Şubat 20, 2017

Ahşap Dekorlar Hayatımıza Nasıl Girdi?

ahşap saksı

Ahşap hayatımıza nasıl girdi?
2016 yılından sonra evlerimizde yavaş yavaş dekor olarak giren ahşaplar düne kadar neredeydi?
Önceden eşyalarımızda aman ahşap görünüm olmasın derken şimdilerde ise ahşap dekorlar masalarımıza, saatlerimize, sehpalarımıza, çiçeklerimize, aydınlatmalara, yemek takımlarına ve aklınıza gelebilecek her yerde görebilirsiniz. 

Öyle ki bazı restoranlar da artık yemek servislerini ahşap tabaklarda yapıyorlar ahşap tuzluklar eşliğinde. Ahşap bu kadar günümüzün modası olmamış olsaydı belki o restoranda gelen tabakları garipseyebilirdik. Fakat artık evlerimizde bile servisleri ahşap tabaklarda yapıyorken demek ki bir ahşap devri günümüz için oldukça tutulmuş ve bizler için çok sevilmiş demektir.

Peki ahşabı günümüzde nerelerde kullanıyoruz yada en sık nerelerde karşınıza geliyor hiç dikkat ettiniz mi? Etmediyseniz haydi buyurun görsel ziyafete.:)

Ahşap tuzlukların kapağını kapattığınızda asla tuzluk olduğunu anlayamazsanız değil mi.:) Çok başarılı oldukça da şahane tasarlanmış.

ahşap tuzluk

Olmazsa olmazlarımızdan biri ahşap mumluklar..

ahşap mumluk

Çerezler bile ahşapla ancak bu kadar uyum sağlayabilirler.

ahşap çerezlik

Waffle ister miydiniz hanımlar?

ahşap tabak

Bu resimle biraz eski zamana gitmediniz mi?

ahşap tepsi

İçine ışık şeridi döşenmiş ahşap lambaderler..

ahşap lambader

Birde ev dekorundan örnek vermek gerekirse; Ahşap konsol

ahşap konsol

Eriklerin bile duruşu çok güzel.:)

ahşap tabak

Sehpaların ortama kattığı hem modern hem vintage tarzı yakalayabildiniz mi?

ahşap sehpa

Bu masada yemek yemek isteyen? 

ahşap masa

En sevilen ahşap dekorlar ise benim için saksılar... Ağaçın özüyle bütünleşmesi gibi...

ahşap saksı

Bardak altlıklarını da unutmamak lazım..


Ahşap saatleri bakalım beğenecek misiniz?

ahşap saat

ahşap saat

Son olarak favorimiz ahşap lambalar..

ahşap lamba

Artık ahşabın ve ağaç görünümü dekorların ne kadar hayatımıza girdiğini gördünüz. Sizce de eskiye dönüş mü yoksa eski zamanları biraz modernleştirdik mi dersiniz?

Hepsi birbirinden şahane. Sizler evlerinizde hangisini tercih edersiniz?

Güzel bir hafta olsun...



Resim kaynak; PİNTEREST

Devamı
PAYLAŞ:

Cuma, Şubat 17, 2017

Sürprizli Börek

börek

Başlığı yazarken supriz mi sürpriz mi diye düşünürken kendimi gülerken buldum :)
Neyse ki sürpriz olduğuna kanaat getirdim. 
Şaka değil gerçekten sürprizli börek neden diye soracak olursanız birazdan aşağılarda bir fotoğraf göreceksiniz ve bana dönüp gerçekten mi diye soracaksınız.
Çünkü ben peynirli ıspanaklı böreği sevmezken bizim ev ahalisi bayılıyor o yüzden bende hakkımı patatesliden kullanıyorum. E sonuç olarak da böyle şahane görüntüler çıkıyor. Keserken patates mi ıspanak mı diye düşünüp kendi kendime mutlu oluyorum.:)

Eğer sizin evde de böyle karışıklıklar varsa bu böreği sizde deneyin hiç pişman olamayacaksınız.:)
Hemen ikinci resmimi de yayınlıyorum ki ne dediğimi anlayabilesiniz.

börek

Olay budur hanımlar.:) Bir taşla iki kuş misali.:)
Kendi damak zevkimi de düşünmem lazım değil mi ama canım :)

Malzemeler;

  • 3 adet yufka
  • yarım çay bardağı süt
  • yarım çay bardağından az yağ
  • bir kaşıktan az yoğurt
  • yarım şişe soda
  • 1 yumurta

Yapılışı;

Borcamı ilk olarak yağlayın ki yufkalarımız yapışmasın. Daha sonra birinci kat yufkamızı serelim ikinci yufkanın yarısını da ortasına koyalım üzerine iç malzeme olarak hazırladığımız bir tarafa patates harcını bir tarafa lor ve ıspanağı dizelim. Hazırladığımız sıvı harçtan üzerini ıslatacak şekilde biraz dökelim. Kalan yufkamızla üzerini kapatalım. Sıvı harcımızın tamamını böreğin her yerini ıslatacak şekilde paylaştıralım. Eğer ki vaktiniz varsa biraz dinlenmeye bırakırsanız tadı daha da şahane olacaktır. 

Bu böreğin en güzel tarafı ise sıcak yemektir. Sıcakken tadı daha da şahane ve çıtır çıtır oluyor. Ben kendim için böyle bir pratiklik yarattım sizlerde bu durumdaysanız şimdiden afiyet olsun..:)
Arada bir kendimizi de düşünmek lazım demi ama? :)

Gününüz güzel geçsin..




Devamı
PAYLAŞ:

Çarşamba, Şubat 15, 2017

Hangi Yumuşatıcının Kokusu Daha Kalıcı?

yumoş

Daha blogger dünyasına girmeden önce ve yeni evlendiğimde tek araştırdığım yılmadan eve alıp hep yeni ürünler denediğim tek ürün yumuşatıcıydı.
Çünkü kokulara karşı aşırının da aşırı derecesinde büyük zaafım var. Herşey güzel kokmalı. Ev güzel kokmalı, dolabı açtığımda çamaşırlar güzel kokmalı, aklınıza gelebilecek herşey güzel kokmalı öyle ki eve girerken kapı açtığımda güzel koku yüzüme çarpmalı. Durumum hala aynı. 
Çevremdeki insanlar  internette ayakkabı, kıyafet ararken ben hangi yumuşatıcı daha kalıcı, ama kalıcığının yanı sıra hangi daha güzel yumuşatıyor diye araştırırdım. Birde bunun alışveriş kısmı var belki bir saat belki daha fazla yumuşatıcı bölümünün önünde testler yapar hangisi daha güzel kokuyor diye saatlerce burnuma işkence ederdim.

Bazı bloglarda görüyorum ki ürünlerin isimlerini yazmakta çekiniyorlar bense aksine eğer birşey bir ürün iyiyse reklama dahi girse ben o ürünü yazmaktan gocunmuyor çünkü her ürüne iyi diyemeyiz ve iyi olarak gördüğümüz ürünleri makyaj malzemesi olsun, ev ürünleri olsun yazmalıyız düşüncesindeyim. 
Nitekim burası bir sanal ortam ve herkes yararlanmalı düşüncesindeyim. Bu da benim nacizane fikrim.

Evlendikten 2 sene sonra aradığım ve istediğim kalıcı ve yumuşaklığı sağlayan ürünü nihayetinde buldum. Tabii ki her markanın ürününü tek tek deneyerek. Zorlu bir süreç dahi olsa koku hassaslığının yanında bu sürece katlanmam gerekti. Ama sonunda değdi.

Uzun zamandır YUMOŞ extra lilyum ve lotus çiçeğini kullanıyorum. Bu süreçte anladığım ve gerçekten yumuşatıcılarda önemli olan ise konsantre olması. Çok sıvı olduğunda hiçbir ise yaramıyor. Görüldüğü üzere çok küçük gramajlı. 1.440 ml. İlk kullandığımda bu bana bir ay yetmez gözüyle baksamda konsantre olmasından ötürü 60 yıkamayı bulduramasam da 50 yıkama yetiyor. 
Tabii ki güzellik ve kokular kişiden kişiye göreceli ve değişen kavramlar ama inanın bunun kokusu çok çok şahane..

Bunu yazma sebebim ise çok araştırma yapıp hiçbir sitede hiçbir yumuşatıcı hakkında bilgi olmaması umarım bu post birgün işinize yarar.:)

Eğer bir gün yolunuz alışveriş merkezine düşerse yumoşun kapağını hafiften aralayın derim.:)

Gününüz güzel geçsin..



Devamı
PAYLAŞ:

Salı, Şubat 14, 2017

Haydi Yazın! 14 Şubat'tan Ne Beklediniz Ne Buldunuz?

14şubat

Haydi başlayın içinizi dökmeye...
Neydi bugüne dair hayalleriniz,
Ne planlamıştınız? Neler vardı aklınızda?
Çok mu mutlu oldunuz yoksa hayal kırıklığına mı uğradınız?

Haydi bizlerle paylaşın!!

İster ANONİM isterseniz açık açık bizlere çok mutlu oldunuz çok mu şaşırdınız neler hissettiniz anlatın! 

Nasıl geçti/geçiyor sevgililer gününüz? 
Ha birde sevgililer günü de neymiş diyenler duyar gibiyim ama sizlere de saygım sonsuz...

Hergün sevgililer günü ama bugünün adı sevgililer günü...

Haydi bizlere dökün içinizi!
İnanın yorumlarınızı sabırsızlıkla bekliyorum....:)

Mutluluklarınızı/hayal kırıklıklarınızı anlatın ve rahatlayın...

Devamı
PAYLAŞ:

Hatmigül Çiçeği Faydaları Ve Kullanımı

hatmigül çiçeği

Adına şarkılar yapılmış bir çiçek.:)
Gülhatmi, Hatmi çiçeği, Hatmigül diye farklı farklı isimlere sahiptir.
Rahmetli Barış Manço bile şarkı yapmış hatta grip için tarif vermiş şarkısında.
Kuru öksürüğe çok iyi gelen resmen yapraklarından şifa akan bir bitki.
Nedir Hatmigül çiçeği neye yarar nasıl faydaları vardır nasıl kullanılmalı hepsini bir bir inceleyelim.

Hatmigül Çiçeği Faydaları;

  • Soğuk algınlığına birebir olan hatmi kuru öksürük, balgam söktürücü ve boğaz acısına birebir fayda ediyor.
  • Genelde kök kısmı kullanılır ve kök kısmı böbrekler çok yararlıdır.
  • Böbrek iltihabına, idrar yollarına çok çok iyi geliyor.
  • Vücudumuzda oluşmuş iltihapları sökmesi de cabası.
  • Sivilce yaralarına, iltihaplı aknelere faydası çok var.
  • Dişlerde oluşan diş eti çekilmelerine gargara olarak kullanımda çok yararlıdır.
  • Bayanlarda rahim kanserine çok çok iyi geldiği söylenmektedir.
  • DİKKAT! Söktürücü etkisinden olduğundan dolayı hamilelerde ilk aylarda kesinlikle içilmemesi gereklidir.

hatmigül çiçeği

Kullanımı;

Hem su da kaynatıp gargara olarak kullanabilirsiniz. Fakat en etkili yöntemi ise sütle tüketmektir. 
İyice kaynamış sütün içerisine bir iki kök hatmi çiçeği atıp içerseniz yararını göreceksiniz. Direk süre atmanız pek hoş olmayacaktır bende deneyimledikten sonra öğrendim çünkü ufak ufak tanecikler içtiğiniz zaman ağza gelecektir o yüzden ufak demlikleriniz varsa onların içinde sütün içerisine koymanız çok daha iyi olacaktır. 

Gününüz güzel geçsin..




Devamı
PAYLAŞ:

Pazartesi, Şubat 13, 2017

Ağaçlarda Yeni Hava 'BONSAİ'

bonsai

Bu ne güzellik? Bu ne zarafet? 
Bir ağaca bir çiçeğe, insana yükleyemeyeceğim anlamlar yükleyebilirim.
Çünkü onlar canlıların en zararsızları...
Herkes bu doğada olan bir çiçeğe bir ağaca elbet ki aşıktır, bir papatya bir gül..
Benim en sevdiklerim ise bunlar. BONSAİ.

BONSAİ; Vikipedia'nın açıklamasına göre Japonca olan bu sözcük tepsi anlamıma gelen 'bon' tabak anlamına gelen 'sai' sözcüklerinden türetilmiştir. Saksıda ki ağaç bitki anlamına gelir.

Benim kendimce düşüncem ise; bonsai bir ağaç olamaz bonsai küçük ve köreltilmiş (gelişmesi durdurulmuş ağaçlar) ağaçlara bakış açısıdır. Öyle ki bu bakış açısını gerçekleştirmek için 1 sene değil en az 10 yıl kadar süren bir sabır zamanıdır. Çünkü bonsai ağaçtan bir şekil yaratmaktır. 

Bana göre ise BONSAİ'nin kısa ve öz açıklamasını yine atalarımız yapmış.
 "Ağaç yaş iken eğilir" diye. Bir ağaca bonsai uygulamasını yani şekil verme işlemini ağaç daha gençken yapmak en güzel formu vermeyi sağlayacaktır. 

Çin ve Japonya'da gerçek Bonsai formunda olan ağaçları vardır. Gerçek türleri bu bölgelerdedir.  Türkiye'ye ithali çok zor bir ağaç türü olduğu için genelde seracılarda ve çiçekçilerde zeytin bonsai, iğde bonsai, erguvan bonsai bulabilirsiniz. 

İnternet ortamında tohumları oldukça fazla. Hatta ve hatta görünce hemen aldım fakat gerçek tohum olmadığını anlayınca çok çok üzüldüğüm doğrudur. Daha sonra araştırınca bonsai adı altında her türlü tohumun satıldığını öğrendim.
İnternetten satın alacağınız bonsai adı altında olan tohumlar muhtemelen genelde sürekli çevremizde gördüğümüz zeytin, iğne, erguvan ve hatta daha da ileri gitmek gerekirse nar ağacı bile olabilir ve daha da fazlası meyve bile verebilirler. :)


Bildiğimiz nar ağacının bonsaisi.:)
bonsai

Bu resimde gördüğünüz ağaçta aslında bizim Ege'de sıklıkla yetişen zeytin ağacı. Fakat çok yaşlı ve çok iyi bakılmış.
bonsai

Erguvan bonsai.
bonsai

bonsai

Evlerimizde sıklıkla yetiştirdiğimiz biber ağacı.:)
bonsai


Buraya da aslında bonsai işlemini yapmanın en kolay ve en basit tarifini anlatan resimi bırakıyorum. Sadece yapmanız gereken tohumdan yetiştirecekseniz, 10 sene sabredip ve o süre zarfında şekil vermek, yada 10 sene sabredemem çok uzun bir süre derseniz ki haklısınız bonsaiye uygun istediğiniz bir fideden kendi şartlarınızla bonsaiyi araştırıp şekil vermeyi deneyebilirsiniz.
bonsai teknikleri

Unutmayın ki!
Her ağaçta (zeytin,nar,limon,biber ve bonsaiye uygun) bonsai tekniğini uygulayıp sizlerde şahane eserler yaratıp oturup keyifle izleyebilirsiniz.
Ve piyasadaki bonsai adı altında satılan ağaçlara da onlarca para vermenize gerek kalmaz.:)

Gününüz güzel geçsin..


Devamı
PAYLAŞ:

Cumartesi, Şubat 11, 2017

Hayal Mimi


Uzun zamandan sonra mim yazısı yazıyorum ve şansıma da FATOFOTOFAN'ın hayal mimiyle karşılaştım. En sevdiğim mimlerden...
Hemen sorulara geçiyorum.

1.Hayal kurmaktan hoşlandığınız yer yada zaman dilimi var mı?

Yani aslında insanlar ve tüm dünyada ki insanlar için galiba geçerlidir ki hayal kurmak için bir yere bir mekana bir saate ihtiyacımız yoktur. Genelinde uykuya dalmadan önce, huzurlu bir anınızda, veya çok sıkıldıysak zaman ve mekan fark etmeden beynimiz hayal dünyasına geçiş yapabiliyor. Fakat tabii ki de bende bir deniz kenarında oturup saatlerce saçma sapan hayaller kurmayı isterim.

2.En çok neyin hayalini kurarsınız?

Mutsuzken mutluluğun, mutluyken ve huzurluyken yapmak istediklerimin ve keşke böyle olsaydı diye düşündüğüm şeylerin, bazen yalnızlığın, hayatımın, sevdiklerimin, istediklerimin...

3. Şimdiye kadar hayallerinizi gerçekleştirdiniz mi?

Hayır. Daha çok yolun başında olduğumu düşünüyorum ve hiçbirşey için acele etmemeye çalışıyorum. Hayallerim ve isteklerim için elimden gelenin en iyisini yapmak için zamana ihtiyacım olduğunu düşünüyorum.

4.Henüz gerçekleşmemiş ama ileride gerçekleşecek dediğiniz bir hayaliniz var mı?

Bir gün inşallah ülkeyi dolaşmak istiyorum. Canım nereye isterse oraya gitmek istiyorum. Önümü arkamı düşünmeden, gelecek kaygısı olmadan, yeni yerler keşfedip yeni insanlar tanımak, dil öğrenmek ve bilmediğim hayatları gözlemlemek istiyorum. 
Çok mu şey istiyorum..?


Bakalım ben kimleri etiketledim....
  1. Ece evren
  2. blogluYORUM
  3. metebilge.blogspot.com.tr
  4. değmesin yağlı boya
Bu mim bizi başka yerlere götürüyor ben ne istiyorum ve şimdiye kadar ne yaptım diye bir düşündürüyor...


Birde unutmadan;
Büyük düşünün, çok isteyin!

Devamı
PAYLAŞ:

Perşembe, Şubat 09, 2017

ACI

acı

Yaşadığımız kötü olayları unutuyor muyuz sizce?
Yoksa aklımızdan, beynimizden siliniyor mudur dersiniz?
Yada bir süreliğine mi unutuyoruz bir sonraki kötü olaya kadar?

Cevabını hemen vereyim.
Maalesef ki bu beynimizin bize bir oyunu.
Hiçbir acıyı, hiçbir hatırayı 'kötü' hatırayı unutturmuyor beynimiz bize.
Sadece RAFA KALDIRIYOR.
Kendi içine hapsedip bize unutturuyor.. Ta ki bir sonra ki olaya kadar..

Hep diyorum ki neden unutulmuyor kötü hatıralar. Ve ben beynim için hep derim ve hep kendi kendime de söylerim; Beynimizin içerisinde raflar var ve her sıkıntıyı, her hatırayı rafa kaldırıyor iyilikler unutuluyor, iyi hatıralar akıllara gelmiyor. Ama en ufak kötü bir olayda beynimizin içindeki tozlu raflar tek tek aralanıyor ve yaşadığımız olaylar paket program dahilinde hem görsel hem sözsel olarak gözümüzün önüne bir bir iniyor. 
Hatıralar canlanıyor, sanki beynimiz o anı tekrar bir bir yaşatıyor.

Neden peki?
Neden iyilikler birbir inmiyor paket program. Neden mutluluklar rafa kaldırılamıyor?
Düşünün en mutlu olduğunuz anı? Hatırladınız mı, evet peki net mi? HAYIR.
Ama birde kötü olayları düşünün, sıkıntılarınızı, acılarınızı, kötü günlerinizi hemen geliyor demi aklınıza tek tek?

Bir sihirli değneğim olsaydı beynimdeki rafları yok ederdim. 
Belki sadece mutluluk biriktirirdim raflara... 
Acıları yok ederdim..

Sizinde beyin mekanizmanız benimki gibi mi çalışıyor ?


Devamı
PAYLAŞ:

Salı, Şubat 07, 2017

Uçuğun Tedavisi Var Mı?

uçuk

Uçuk resmi pek hoş olmayacağından dolayı sizlere şahane dudak görselini koydum.:)
Uçuk tedavisi sizce var mıdır?
Uçuk dediğimiz şey bizleri kahreden, bazen açısından uyuyamadığımız, sürekli dudağımızda bir zonklama belirtisi ve gülmemize bile engel olan dudaktaki yaradır.

Farkındaysanız bazı insanlar da uçuk hiç çıkmaz. Bu durum çok farklı da olsa uçuk mikrobu çocukken bulaşan bir virüstür. 
Herkeste bulunmasa da genelinde herkeste çıkabiliyor.
Uçuk genelde korktuğumuz zaman, kansızlık, adet dönemleri, grip olduğumuz zamanlarda, stres ve çok bitkin olduğumuz dönemlerde, yüksek ateş ve beslenme değişikliğimizde çıkabilir.

Uçuğu geçirme yöntemleri var mıdır?

Çevrenizde uçuk çıkmış biri varsa havlu, çatal, bıçak, bardak vs. eşyalarını kullanmayınız.
Uçuk çıktığında ve hissettiğinizde annemin yöntemi olarak tahta kaşık ısıtıp korkutarak bir şans olarak geçirebilirsiniz.
Eğer ki geçmezse Aseton yöntemi vardır. Her uçuğu geçirmese de ben şahit olduğum üzere çevremde bazı insanların uçuklarını geçirdi. Fakat sürerken dikkat edin.
Evdeyseniz uçuğu hissettiğiniz an antibiyotikli krem veya uçuk kremi sürebilirsiniz.
Uçuk çıktı yapacak birşey yok artık geri döndüremeyiz fakat ACISI!
Uçuğun acısını en aza indirgemek için buz kompresi yapabilirsiniz.
Bir başka doğal yöntem ise SARIMSAK!
Sarımsağı ezdikten sonra çıkan sıvısını uçuğun üzerine sürerseniz uçuğun geçmesini hızlandırabilirsiniz.

Bunlar annemin uçuk yöntemleri peki sizin uçuk için kullandığınız yöntemler nelerdir?


Devamı
PAYLAŞ:

Cumartesi, Şubat 04, 2017

Rossmann Ürün Yorumları

rossmann

Merhabalar,
Sizlere Rossmann alışveriş yayınım da aldığım ürünleri deneyerek yorumlayacağımı söylemiştim.
Ürünlerin hepsini tek tek denedim ve sizlerle yorumlarımı paylaşmak için buradayım.:)


1.Domol WC-tuvalet temizliği;

Ürünün kokusu tam bir limon. Kullanımı ise köpük kıvamında sıktığınızda ince şerit gibi çıkıyor ve sonradan kabarmaya başlıyor. Dikkat etmeniz gereken şey ise sıkarken şişeyi ters tutmak. Tuvalette kirlerin kaldığı bölgeye sıkarak ovuyorsunuz ve parlaklığı gitmiş tuvaletler için birebir. Kullandığınız anda klozetleriniz hemen anında parlıyor. Normal tuvalet temizleyicilerini sıkamadığımız yerlere bile çok kolaylıkla sıkabilirsiniz. Ben çok memnun kaldım. Kesinlikle tavsiye ediyorum. Fiyatı; 5.99tl

2.Flink & Sauber Elektrik Süpürgesi Tableti;

Bir limonlusu bir de zambak kokulu var. İkisini de dayanamayıp aldım. Çünkü kokulara karşı çok büyük tutkum var. Her yer mis koksun bana göre. Bir blogger arkadaşımda gördüğüm bu ürünü hiç beklemeden gidip aldım. Fakat toz torbalı süpürgelerde kullanılır yazıyor. Ben makinem toz torbasız. Tozun biriktiği hazneye koydum fakat orada kokusu pek çıkmadı. Süpürgelerin genelde arka tarafında hava çıktığı bir yer vardır kapaklı bende oraya sıkıştırdım ve şahane oldu. Makineyi çalıştırdığımda ev mis gibi limon ve zambak kokuyor. Eğer sizinde süpürgeniz toz torbasızsa sizde aka tarafında hava çıkan yere koyabilirsiniz. 
Limonlusu 2.99tl Zambak kokulu tablet ise 4.99tl. İkisinin arasındaki fiyat farkını anlamadım ama galiba limonlu pek satılmadığı için fiyatı daha uygun. 

rossmann

3. Pantene Keratin Yağı;

Pantene bu aralar gerçekten de bütün ürünlerinde bana göre atak yapmış durumda. Kıvamı çok koyu değil çok da sıvı değil fakat kuaförlerde kullanılan ürünlerin hemen hemen aynısı diyebilirim. Hem fiyatı çok uygun hemde saçları yumuş yumuş yapıyor. Ben bu üründen ciddi anlamda çok memnun kaldım. Fiyatı ise 8.95tl. Pahalı ürünlerle şu an bence boy ölçüşebilir.

4. Essence Lash & Brow;

Ürünü alıp almamak konusunda çok kararsız kaldım. Fakat iyiki de almışım. Kaşlarınızda düşme problemi varsa bu ürün birebir diyebilirim. Kıvamı jel tarzında, ilk sürdüğümde az sürdüğüm için pek istediğim sonuçu alamadım ama ikinci denemem de fazla fazla sürünce kaşlarım verdiğim şekilde ellemediğim sürece kaldı. Yani Rossmann'ın bu ürünü de benden sınıfı geçti. Fiyatı ise 9.00tl civarında. Tam olarak hatırlamıyorum. Fakat kaş düşmesi gibi probleminiz varsa bu ürün derdinize çare olacak. 

Rossmann'ın her ürününe dediğim gibi bayılıyorum ve hiçbiri daha bugüne kadar beni hayal kırıklığına uğratmadı. 

Sizler bu ürünleri denediniz mi?

Devamı
PAYLAŞ:

Cuma, Şubat 03, 2017

Kitap Mı? Kitap Okuyucu Mu?

kitap okuyucu

Artık yavaş yavaş kitaplarımızı raflara mı kaldırıyoruz yoksa?
Eskisi gibi sahaflara gidip kitap bakamayacak mıyız?
Tozlu rafları talan edip istediğimiz kitabı bulunca sevinemeyecek miyiz?

Türkiye'de yavaş yavaş gelişen yeni bir akım daha.
Kitap Okuyucular!
Bu yaz tatilinde hangi yazlık yere gitsek yabancıların elinde gördüğüm tek şey kitap okuyuculardı.
Hiç sıkılmadan gözleri hiç ağrımadan saatlerce kitap okuyanına şahit oldum. Ve hatta biz güneşten telefonun ekranı göremezken onlar güneşin altında rahatlıkla kitap okudular.

Biraz araştırmaya yönelince şu an elinde akıllı telefonu olan herkesin anında istediği kitaba erişebildiğini ve hatta yandex.diske kayıt edip e-kitap olarak indirebileceğini keşfettim.

Peki ipadden-kitap okuyucudan mı kitap okumak?
Yoksa kitaptan mı kitap okumak?

Kitap okuyucunun şöyle özellikleri var ki; istediğiniz kitabı isterseniz ücretli isterseniz eğer ki internette varsa ücretsiz olarak indirebilirsiniz. Bir nevi kitap ayağınıza gelmiş olacaktır.
Sayfa ve görünümü tıpa tıp bir kitap görünümde.
Geceleri yatarken kitap okumak isterseniz ayrıca gece lambası açmak zorunda kalmıyorsunuz çünkü kitap okuyucunun ışığı yetiyor.
Derseniz ki gözlerim bozulursa onu da düşünmüşler efendim. Night shift özelliğiyle gece moduna alabiliyorsunuz ve direk olarak ışıklarında azalmalar meydana geliyor.

Peki ya kitap?
Yeni kokusu, eski kokusu, raftaki asaleti, çayın yanına yakışması, geceleri gece lambası yaktıran...
İkinci el kitapların bile kendine has havası ve her sayfasında geride bir hayat, her sayfasında bir göz yaşı ve sayfa aralarında notları olan o ikinci eller..

Çocuklarımız kitap bilmeyecek mi?
Yoksa kağıt israfınımı böyle önleyecekler?
Yada kitaplar böyle daha mı avantajlı olacak?

Peki sizin tercihiniz hangisinden yana?
Kitaplar mı?
Kitap okuyucular mı?



Devamı
PAYLAŞ:

Çarşamba, Şubat 01, 2017

Rossmann'dan Neler Aldım?

rossmann

Rossmann'ı genel olarak sadece Rossmann'ın kendi bünyesinde ürettiği temizlik ürünlerine bayılıyorum diye belirtmeliyim.
Neden diye soracak olursanız Rossmann'da satılan Domol marka ürünlerin çoğu kimyasal madde içermiyor ve geneli bitkisel bazlı.
Tabii ki kimyasal yok mu? Elbet ki vardır fakat diğer kullandığım temizlik ürünlerindense Rossmann'ın kullanımı ve kokusu diğerleri kadar beni rahatsız etmiyor.
Öyle ki bir önceki Rossmann yazımda Kireç Temizleyicisinden bahsetmiştim. Normalde kullandığımız kireç temizleyicilerin kokusunun çok yoğun ve tıkayıcı olmasındansa Rossmann'ın kireç temizleyicisi beni pek tıkamadı.


Bu sefer ki alışverişim biraz daha tuvalete yönelik ve bir blogger arkadaşımın önerisiyle elektrik süpürgesinin içerisine konulan rulo görünümde kokulu tabletlerden aldım.
Tuvalet temizliği için aldığım köpük normal sıvı gibi değil bildiğimiz köpük kıvamında. Elektrik süpürgesi için olan tabletler ise ıslak ve çok güzel kokuyor.

Gene Rossmann'ın ürünü olan Essence marka lash&brow kaş jelinden aldım. Dediği gibi çıkarsa eğer ki kaşlarınıza şekil verip jelin kurumasını bekliyormuşsunuz. Kaşlar verdiğimiz şekilde kalıyormuş.

Ürünlerin hepsini daha bir sefer kullandığım için buraya iyi veya kötü yorum yapmayı pek doğru bulmadığım için bir sonraki yayınım da kullanımlarını ve verdiği vaatleri sizlerle paylaşmayı düşünüyorum. Fakat sadece diyeceğim tek şey köpük şahane kokuyor.:)
Bir koku hastası olarak kokusuna hayran kaldım.::)

Takipte kalın canlarım. Bakalım hangi ürün sınıfı geçebilecek ve sizler hangisinden memnunsunuz?

Gününüz güzel geçsinn...

Devamı
PAYLAŞ: