Salı, Ağustos 22, 2017

3 Malzemeyle 5 Dakikada Enfes Tatlı

3 malzemeyle en kolay tatlı

Yine bir gün pat diye misafir haberi aldım.:)
Benim misafirlerim böyle geleceklerini yarım saat önceden söylüyorlar.:)
Sonra elim ayağıma dolaşıyor.
Ne yapsam ne etsem dedim ve gene efsane bir tatlı yaptım.
Tam 5 dakika da tatlı yaptım.
Uzun zamandır pratik ve kolay bir tatlı da yapmıyorken bu bomba gibi geldi.:)
Uzun zaman önce görmüştüm fakat yapmaya pek fırsat olmadı. 
Tatlı krizleri için ne yesem diye düşünüyorsanız işte bu 5 dakikada hazırlanan şahane ötesi tatlı tamda sizler için.:)
Haydi hep beraber bakalım neler kullanmışım.:)

Malzemeler; (6 kişilik)

  • 12 adet halley ( paketlerinde 10 tane var ayrıyetten 2 tane daha alın tam 6 kişilik oluyor)
  • 200 ml. krema
  • Kare bitter çikolata

Evet malzemelerin hepsi bu kadar. E anacım ben diyorum bana öyle son dakika haber vermeyin ki size güzel börekler, poğaçalar yapayım ama hep son dakika olunca 3 malzemeyle de harikalar yaratılabiliyor.

Halleyleri çok minik değil de küp küp doğrayın. Süt tenceresinde 200 gram kremayi (bu arada bim markette de var, illa büyük alışveriş marketlerine gitmenize gerek yok) kremayı süt tenceresine dökün ve içine bitter çikolatayı parçalar halinde atın. Çikolatalar iyice eriyene kadar kısık ateşte arada bir karıştırın.
6 kişilik bir tarif olacağı için her tabağa iki adet halley kullanacağız. O yüzden kişi sayısını 2 halleyden hesaplayıp istediğiniz kadar yapabilirsiniz. Halleyleri küp küp kestikten sonra krema ve çikolatanın ılınmasını bekleyin. Daha sonra ılınan kremayı bütün tabaklara eşit derecede dökebilirsiniz. Biraz buzdolabında bekledikten sonra tatlınızı afiyetle yiyebilirsiniz.:)

Ben içerisine biraz damla çikolata ekledim fakat siz eklemeyin.:) Zaten bol çikolataya neden bir daha damla çikolata ekledim onu da bilmiyorum.:) Üzerine isterseniz benim gibi rulokat isterseniz de hindistan cevizi, fındık, badem ekleyebilirsiniz. Yada ayrı bir tabağın içerisine şeftali, muzları ufak ufak doğrayıp servis edeceğiniz zaman üzerine ekleyebilirsiniz. 

İşte hepsi bu kadar eğer çat kapı misafiriniz geliyorsa 3 malzemeyle en kolay tatlıyı yapabilirsiniz.
Afiyet olsun.:)


Devamı
PAYLAŞ:

Cuma, Ağustos 18, 2017

Buzdolabında Ankastre Şıklığı

Ankastre renginin çekiciliği hiç azalmıyor: Geçen yıl olduğu gibi, bu yıl da ankastre renklere olan ilgi çok fazla. Bunun nedenini anlamak kolay, ankastre, yani gümüş rengi her şeyden önce çok şık duruyor. Sanki mutfaklarda kullanılması için yaratılmış bu renk, bir mutfaktaki her ürüne, ama en çok da buzdolaplarına yakışıyor. Bu nedenle yeni bir buzdolabı almak istediğimde, ilk şartım muhakkak ankastre renginde olmasıydı: Mutfağımdaki diğer tüm ürünler de bu rengi kullanıyor. Diğer şartlarım ise hepimizin istediği ve aradığı şeylerdi: Buzdolabı uygun fiyatlı, kaliteli, dayanıklı ve yaygın bir servis ağına sahip olmalıydı. Açıkçası aradığım tüm bu özellikleri ve daha fazlasını Uğur Soğutma’ya ait UES 585 D2K NFI A++ modelinde buldum.
                                                               
Marka konusunda hiçbir tereddüdüm olmadı, zira Uğur Soğutma’ya ait bir derin dondurucuyu yıllardan bu yana kullanıyorum. 60 yıldan fazladır soğutma ve gıda depolama sektöründe faaliyet gösteren firmanın gerçek bir rakibi olmadığını düşünüyorum: Ürettikleri cihazların arkasında duruyorlar ve benzersiz bir uzmanlığa sahipler. Dolayısıyla, aynı derin dondurucuları gibi buzdolapları da daima üst düzey kalite, pratik bir kullanım ve uygun fiyatları bir arada sunuyor.

UES 585 D2K NFI A++ ankastre renginde bir model ancak sahip olduğu tek özellik bu değil elbette.  Çift kapılı bir buzdolabı bu ve üst kısmında otomatik defrost özelliğine sahip no-frost bölmesi yer alıyor. Bu bölmenin hacmi 97 litre, yani kalabalık aileler için bile fazlasıyla yeterli geliyor. Bu bölmenin dış kapağı üzerinde yer alan bir LED gösterge var, bu gösterge ile kapakları açmanıza gerek kalmadan zdolabı kontrollerine ulaşabiliyorsunuz. Ayrıca çok çık duruyor! Buzdolabı kısmı ise tam 585 litrelik bir iç hacme sahip: Emin olun, tamamını doldurmakta zorlanıyorsunuz.
       
Nem kontrollü sebzelik, 0 derece bölmesi gibi özellikler ise standart olarak geliyor. Diğer markaların bu özelliklere ve bu denli geniş iç hacme sahip olan modellerine kıyasla, inanılmaz bir fiyata sahip. Bütçenizi hiç zorlamadan gelişmiş teknolojiler kullanan yeni nesil bir buzdolabına sahip olabiliyorsunuz. Verdiğim karardan çok mutluyum: Mutfağım hem şık görünüyor ve hem de bir servet ödememe gerek kalmadan son teknoloji ürünü bir buzdolabı kullanabiliyorum. Peşin fiyatına 12 taksitle satın almak için https://satis.ugur.com.tr/item/ues-585-d2k-nf-a/100030 adresini kullanmanızı tavsiye ederim, ben de siparişimi buradan verdim.
                                                    
Bir boomads advertorial içeriğidir.

Devamı
PAYLAŞ:

Çarşamba, Ağustos 16, 2017

2017'nin En Güzel Dekoru; Ampul Vazo Yapılışı


Bu sene eski ampulleri değerlendirip ampulden vazo yapma zamanı!
Şahane görsel sunan ampul dekorlar evlerimizin her yerinde!
İsterseniz içini bu şekilde kum ve çakıl taşlarıyla doldurup teraryum yapın isterseniz diğer görsellerde ki gibi ampulü boyayın yada içerisine su koyup çiçeklerinizin canlı kalmasını sağlayarak evlerinize farklı havalar katın.
İsterseniz de içerisine su doldurup hazır çiçekler koyarak devamlı olarak renkli duracak dekorlar hazırlayabilirsiniz. Peyzajcılardan alacağınız veya genelde su birikintilerinde meydana gelen yosunlardan da toplayıp ampullerin içerisine koyup üzerine su eklerseniz yeşil ve yosunlu bir dekorunuz olmuş olacaktır.
Eski tip ampulleri ne şekilde geri dönüşüme sokarak evlerimize yeni dekorlar ve bizlere yeni uğraşlar sunmuşlar bir bakalım;

ampül vazo

ampul vazo

ampul vazo

ampul vazo

ampul vazo

ampul vazo

Eğer bu şahane dekorlardan yapmak istiyorsanız buraya yapılışının olduğu videoyu bırakıyorum;
En kısa zamanda bende bu ampullerden bulup bolca yapacağım.
Sizlere kolay gelsin.:)

resim kaynak; pinterest

Devamı
PAYLAŞ:

Salı, Ağustos 15, 2017

Görselliği Önem Verenler İçin Özel Seçimler

deniz gülü

Tıpkı tüm giyim ürünlerinde olduğu gibi gecelik modelleri de fazla kiloya sahip bayanlar için oldukça büyük bir sıkıntı halini almış durumda. Bünyesine uygun Büyük Beden Gecelik arayışında olan bayanlar bu anlamda son derece önemli sıkıntılar yaşamaktadırlar. Ancak günümüzde iç giyim piyasası bu duruma el koymuş ve büyük beden iç giyim ürünlerini de müşterileri ile buluşturarak yüzlerini güldürmeyi başarmıştır.

İç giyim sektöründe adını duyurmuş ve müşterilerinin yoğun ilgi ve alakasını kazanmış olan online alışveriş sitemiz, büyük beden iç giyim ürünleriyle de sizlerle. En kaliteli ve rahat kumaşlardan üretilen, en seçkin markalarla sizleri buluşturan sitemiz sayesinde siz de en güzel gecelik modellerine yanlızca tek bir tıkla sahip olabileceksiniz. Hemde en uygun fiyat ve en hızlı teslimat garantisi ile.

Çok Zengin Ürün Seçenekleri

Diğer iç giyim ürünlerinde olduğu gibi büyük beden gecelik ve büyük beden iç giyim modellerinde de müşterilerin son derece zengin bir yelpaze ile karşılayan online alışveriş sitemiz sayesinde en güzel ve en özel gecelerinizi siz de son derece özel olan bu ürünlerle geçireceksiniz. Model seçeneklerinin yanı sıra her zevke uygun renk seçenekleri ile de dikkatleri üzerine çeken Büyük Beden Gecelik modelleri diğer tüm müşterilerimiz gibi sizin de oldukça ilginizi çekecek ve sizleri kendine hayran bırakacak.

İç giyim anlamında aklınıza gelebilecek her türlü ihtiyacınız için sizlere en iyi şekilde etmekte olan sitemiz üzerinden Gecelik Takımları yapacağınız alışverişler sizler için çok kolay ve çok eğlenceli olacak. En kaliteli, en kullanışlı ve bir o kadar da estetik olma özelliklerini bir arada bulabileceğiniz online alişveriş sitemiz üzerinden gerçekleştirebileceğiniz alışverişler aynı zamanda son derece uygun ve ayrıcalıklı fırsatlara sahip. Siz de en ayrıcalıklı iç giyim alışverişleriniz için online alışveriş sitemizi ziyaret edin ve keyifli harcamalarınızın tadını çıkarın. 


Devamı
PAYLAŞ:

Cumartesi, Ağustos 12, 2017

Meteor Yağmuruna Hazır Mısınız?

meteor yağmuru

Geçen sene tam da bu zamanlar meteor yağmurunu kaçırmıştım.
Fakat bu sene oldukça heyecanlıyım.
İki gün sürecek meteor yağmuru geliyor.:)
Nedense çok severek ve büyük ilgiyle seyrediyorum.
12-13 Ağustos iki gün sürecek meteor yağmurunu sizlerde kaçırmayın derim.
Saat 22:00 dan sonra.
Şehrin içinden pek izleme olanağımız olmasa da ( hava kirliliğinden ) deniz taraflarında, daha çok temiz alanlarda görme şansımız daha yüksek.
Eğer meteor yağmurunu merak edersiniz, yüksek bir yere yada dediğim gibi temiz ve açık alanlara giderseniz bu benzersiz şölene eminim ki sizlerde şahit olabilirsiniz.

Bir de kayan meteorların resmini çekmek istiyorsanız sizlere şahane bir ipucu;
Eğer ki tripotunuz varsa güzel bir yere konumlandırın ve fotoğraf makinenizin saniyesini kendini ayarladığınız yani bastığınız da resim çekmeyi durduran ayarına getiriniz. 
Eğer pek bu ayarda kullanmadıysanız ilk önce 5 dakikalık gibi bir ayarda kullanmayı deneyin.
Eğer resimler istediğiniz gibi çıkıyorsa bu güzel anları fotoğraflamaya devam edin.:)

Güzel akşamlarınız olsun..
Bol dilekli....


Devamı
PAYLAŞ:

Cuma, Ağustos 11, 2017

21 Gün Şeker Diyeti

21 gün diyeti

Aslında pek kilolu bir insan değilim. 
Fakat bu diyeti kilo vermek amacıyla değil şekeri hayatımdan çıkartmak için yapmaya karar verdim.
Şöyle ki 21 gün şekerli hiçbirşey tüketmeyeceğim.
Eminim ki denemeseniz de bu diyeti duymuşsunuzdur.
Umuyorum ki kendi açımdan zor gelmeyecek diye düşünüyorum.
Şöyle ki çay alışkanlığım yok.
Kahvaltı da olsun, akşam yemeklerden sonra olsun çay arayan bir aile değiliz.
Fakat en çok kahve tüketiminde bu şeker beni biraz fazla zorlayacak gibi geliyor.
Sabah kahvaltısından sonra bir fincan kahve, gün içerisinde bir bardak nescafe ve akşam yemeğinden sonra bir bardak türk kahvesi olmak üzere günde üç öğün kahve ritüelim var.
Bakalım 21 gün şeker diyetimde şeker isteğimi nasıl durdurucam;

  • Kuru veya taze meyveler tüketerek şeker ihtiyacımı muz, elma, ananas, kuru kayısıdan almak,
  • Hiçbir zaman beyaz ekmeğe bir düşkünlüğüm olmadı fakat onu bu 21 gün içerisinde hayatımdan çıkartmak,
  • Kolayı çok fazla tüketiyorsanız ben gibi, 21 gün boyunca bunun yerine soda içmek,
  • Kahveyi çok fazla tükettiğim için yanında lokum yerine artık kuru meyveler tüketmek, 
  • Eğer misafir gelirse çay içmemek.:)

21 gün boyunca bunlara dikkat etmeyi hedefliyorum. Tabii ki bu benim kendi kararım ve bunun haricinde hiçbir şekilde diyet programı uygulamayacağım. Altını çizerek söylüyorum amacım kilo vermek değil, şekeri hayatımdan çıkartmak. Bana kattığı birşey olmadığı için.
Eğer sizinde şekere benim gibi düşkünlüğünüz varsa 21 gün belki sizi de şekerden ayırabilir.:)

Umarım herkesin vücudu gibi benim vücudum da 21 gün şeker diyeti ile şekeri unutmuş olur.:)
Bana şans dileyin..


Devamı
PAYLAŞ:

Salı, Ağustos 08, 2017

Hayatın Aktığı Evler

hayatın aktığı evler

''Bu yazı bolkahveli için GÖZLERİNDEN ÖPER tarafından hazırlanmış bir konuk yazar yazısıdır.''

Duvarlarda not panoları, rastgele çakılmış tekli veya üçlü askılarda asılı duran kolyeler veya şallar, bir saksının gövdesine dayanmış bir şemsiye veya çizmeler, banyo küvetinin üzerine asılmış çamaşırlar, sağda solda büyük boy mumluklar, mumlukların içinde hem mum hemde kurutulmuş çiçekler, tekli koltuğun üzerine atılmış küçük bir battaniye yanında minik bir sehpanın üzerinde duran gazeteler, not defteri ve birde kalem. Üçlü koltuğun yanında sepet dolusu yünler ve şişler..

Az ileride oyuncak, mutfakta bir tabak ve içinde kelebek makarnalar, çatal, bıçak ve birde emzik durmakta..

Anlatılan bu ev size dağınık gelebilir ama ne gariptir ki bu güzel bir dağınıklık, çünkü göze batmıyor insanı rahatsız etmiyor ve en önemli de kasmıyor..

Öyle evler var ki girmeye çekinir insan. Bir mobilya mağazasından farksızdır. Dokunmaya el sürmeye korkarsınız ama hayatın aktığı yaşamın son sürat yaşandığı ve hayatın tadını çıkaran evlerde var..

Yıllar evvel bir köy evine gitmiştim ama köy evi olduğuna dair bir bin şahit gerekliydi.
Oturma odası ve mobilyalar ve halılar ve örtüler hepsi bembeyaz mobilyalar altınyaldızdı. Tv ünitesi de aynı şekilde alçıpan ile yapılmıştı.
Bize kahve ikram ettiler, ödümüz koptu o kahve beyaz koltuklara dökülecek bu kusursuz eşyalar ve ev kirlenecek diye.

Nasıl yaşarlar böyle evlerde nasıl düzeni tutarlar, nasıl bu denli temiz ve titiz olunur, bilemedik..
Zaman durmuş gibiydi, perdeler dümdüz eşyaların üzerinde minicik bir çizgi ve bir parçacık toz bile yoktu. Çocuklar nerede ve nasıl oynardı nereyi dağıtır nerede çocuk olurdu bilemedik.

Onlar çok temizdi biz çok pistik bunda şüphe yoktu. Biz dağınıktık onlar gibi olamazdık hatta ve hatta iade-i ziyaret için onları evimize dahi davet edemezdik...

''Bu yazı bolkahveli için GÖZLERİNDEN ÖPER tarafından hazırlanmış bir konuk yazar yazısıdır.''


Devamı
PAYLAŞ:

Pazartesi, Ağustos 07, 2017

Kan Lekesine Kesin Çözüm!

Diş macunu

Zor kirler denince benim aklıma direk olarak kan lekesi gelir.
Sizce kurumuş kan lekesi nasıl çıkar?
Bir eşiniz varsa ve birde balık ve temizlik hastasıysa, balığa giderken bile beyaz tişört giyiyorsa zorlu kirlerle barışık olmanız gerekmektedir. Ben gibi..:)
Şayet ben artık kan lekesine alıştım.
Oksijen suları, leke çıkarıcıları hepsi boş.
Her türlüsünü deneyip en başarılı olanı tabii ki deneme yanılma yöntemleriyle geçte olsa buldum.
Eğer ki tişörtlerde, halılarda, koltuklarda ve aklınıza gelebilecek her yerde eğer ki kan damlamış ve kurumuşsa en basit yöntem DİŞ MACUNU!
Ben evde sadece bu durumlar için ayrı olarak diş macunu saklıyorum.
Marka model hiç fark etmez. Diş macunu olsun yeterli.
Kan lekesinin üzerine ne çok kalın ne çok ince bir tabaka sürün ve kurumasını bekleyin.
Kuruduktan sonra kıyafetse direk makineye atın ve yıkayın.
Eğer eşyaların üzerinde kan lekesi varsa, diş macunu kuruduktan sonra ıslak bir bezle iyice silin.
Hepsi bu kadar kan lekesinden eser kalmadığını göreceksiniz.:)

Mutlu bir gün olsun...


Devamı
PAYLAŞ:

Cuma, Temmuz 28, 2017

Yazın Ayak Bakımı Nasıl Yapılmalıdır?

ayak bakımı

Kışın en büyük derdimiz ellerimizken yazın en büyük derdimiz bence ayaklarımız..
Peki bu sıcaklarda ayak bakımını nasıl yapacağız?
Yazın gelmesiyle bazen cildimizi nemlendirmeyi sıcaklar yüzünden aksatabiliyoruz. Ama ne olursa olsun vücudumuzun neme ihtiyacı var.
Yazın sıcaklarından bunalmışken bazen değil çoğu zaman terlik giymeyi bırakıyoruz ve terlik giymediğimiz zamanlarda ise çoğunluklara annemizin dediği gibi taşlara basmaktan ayaklarımızın altı çatlayabiliyor.
Ve gece yatarken de çarşafa bile değse ayağımızın çatladığını hissedebiliyoruz.
Peki ayak bakımını yazın bu sıcaklarda nasıl yapmalıyız? Nasıl yapabiliriz? Ne kullanmalıyız?

Kesin ve net bilgi olarak söylemeliyim ki bu sıcaklarda eğer çatlak olmayan tertemiz bir ayak istiyorsak bir gece pamuklu çorapla yatmayı göze almayız.:)
Başka türlü bir uygulamayla düzelmeyeceğini belirtmeliyim.
Bakalım en çabuk ayağımızdaki çatlaklarını ne tür yağlar ve kremler onarıyor?

Malzemeler;

  • Kakao Yağı
  • Hindistan cevizi yağı
  • Ozon yağı
  • Nane yağı
  • Vazelin
Hepsini aynı ölçüde bir kaba koyup iyice karıştırın. Vazelini eğer eritirseniz daha da faydası olacaktır.
Ayaklarınızı sıcak suda bekletin ve topuk taşıyla iyice çatlaklardan arındırın. Daha sonra ayaklarınız daha yumuşakken bu kremden bolca sürün ve gece boyunca pamuklu çorapları ayaklarınızdan çıkartmayın. 

Eğer ki bu malzemeleriniz yoksa, ki her zaman bu tür malzemeler elimizin altında olmuyor. Söyle bir yolda deneyebilirsiniz. Evinizde bulunan herhangi bir yağ hindistan cevizi, kakao yağı hiçbiri yoksa zeytinyağını bir pamuk yardımıyla ayaklarınıza iyice yedirin ve el kremi olarak bal mumlu içeren el kremleri oluyor, daha yoğun bir el kremidir. Zeytinyağını sürdükten sonra bu kremi de uygularsanız gene ayaklarınız yumuşacık olacaktır. 

Kışın ellerden, yazın ayaklardan kadınların işi çookk zor...

Devamı
PAYLAŞ:

Salı, Temmuz 25, 2017

Izgarada Pişen Bol Sağlıklı Ekmek Dilimleri

ızgara da pişen ekmek dilimleri

''Bu yazı bolkahveli için NESLİCE TARİFLER tarafından hazırlanmış konuk yazar yazısıdır''

Izgara da pişmiş altı yumuşacık, üstü çıtır, peynirli ve bol baharatlı ekmek dilimlerini bir çok defa yapmışımdır ve her defasında aynı lezzeti almışımdır. Tabii ki malzemeleri damak zevkinize göre çeşitlendirmek sizin elinizde..

hangi öğün de yerseniz yiyin tadı damağınızda kalacak bu baharatlı peynirli ekmek dilimleri hem pratik hemde çok lezzetli..

Malzemeler;

  • 10 dilim ekmek (ben tam tahıllı ekmek kullandım)
  • 2 yumurta
  • yarım kalıp beyaz peynir (çatallı ezilmiş)
  • 1 su bardağı rendelenmiş kaşar peyniri (birazını üzerine ayırın)
  • 3 yemek kaşığı yoğurt 
  • Yarım demet dereotu (ya da maydanoz)
  •  1 tatlı kaşığı tereyağı
  • 1 yemek kaşığı çörek otu
  • 1 yemek kaşığı kekik
  • 1 yemek kaşığı kuru nane
  • 1 tatlı kaşığı kırmızı toz biber
  • 1 tatlı kaşığı pul biber
  • 1 çay kaşığı karabiber
  • 1 çay kaşığı sumak

ızgara da pişen bol sağlıklı ekmek dilimleri

Yapılışı;

Genişçe bir kapta yumurtaları çırpın.
İçine beyaz peyniri ve rendelenmiş kaşar peynirini ekleyin.
Yoğurdu, tereyağını, dereotunu ve baharatları ekleyip karıştırın.
Karışımı dilimlenmiş ekmek dilimlerine sürüp, üzerine kaşar peyniri serpin.
Ekmek dilimlerini üstü kızarana kadar ızgara da birkaç dakika pişip sıcak sıcak servis yapın.
(fırında da pişirebilirsiniz ama ızgaranız varsa ızgarayı tercih edin.)
Afiyet olsun!

''Bu yazı bolkahveli için NESLİCE TARİFLER tarafından hazırlanmış konuk yazar yazısıdır.''

Sizde konuk yazar olmak istiyorsanız benimle mail yoluyla iletişime geçebilirsiniz:).


Devamı
PAYLAŞ:

Çarşamba, Temmuz 19, 2017

Farkında Mısın?

şükür

Bizler ne kadar farkındayız?
Hiç söyle bir çevrenize bakıyor musunuz?
Durup bir şükrediyor musunuz?

Bu sosyal medya beni gerçekten de beni çok farklı bir insan yapma yolunda ilerletiyor. (maalesef)
Bir post okuyorum diyor ki; bugün denize gidemedim, evden çıkamadım, o kadar sıkıldım ki.(misal)
Başka bir post okuyorum diyor ki; çok şükür bugün evladım için kalp bulundu.
Biz etrafımızda olan olayların farkında mıyız?
O zaman neden şükretmek için bu kadar sebep varken, mıy mıylanmak daha ağır basıyor?
Hepimizin yaşamı ayrı, hepimizin sınavı ayrı, hepimizin derdi tasası ayrı ama durup şöyle bir etrafınıza bakın. Ufacıcık şeyleri sorun etmektense farkına varın! Kimseyi kendinizle kıyaslayın demiyorum ama insanlar nelere şükrederken biz nelere isyan ediyoruz?
Farkına varın, hayatın, Allah'ın bize sunduğu nimetlerin ve sonra kendinizi unutup şöyle bir etrafınıza bakın ve sonra yine şükredin!



Devamı
PAYLAŞ:

Salı, Temmuz 18, 2017

Birbirinden Güzel Mutfak Sırları

bayanlar için mutfak sırları

''Bu yazı bolkahveli için ANNESİNİN PRENSESİ tarafından hazırlanmıştır.''

Evde bayanların en sevdiği alanlar genel de mutfaktır. Biraz manevi birazda zaruri ihtiyaçtan da olsa vaktimizin çoğunu yemek yaparak, bulaşık yıkayarak yada yerleştirerek geçiririz.
Sevsek de sevmesek de geçireceğimiz bu zamanları daha verimli hale getirmek bizlerin sayesinde mümkün olabilir. Özellikle tasarrufunda şart olduğu bir dönemdeysek...

Cebinizi de gönlünüzü de zenginleştirecek mutfak sırlarım;
  • ''Yiyiniz, içiniz ama israf etmeyiniz.'' Hadis-i Şerifine uymak,
  • Malzemeleri idareli kullanmak, ( bol bulup fazla fazla koymayın. Yeteri kadar ilave edin ki yemeğiniz lezzetli olsun.)
  • Her işin başında besmele çekmek, ( canım annem hep böyle yapar. Örneğin; yağı litrelik şişelere doldururken besmele çeker, dualar okur. Bunun bereketi arttıracağına inanıyorum.)
  • Yiyeceklerin bozulmaması için günlük kontrol edin ve gereğinden fazlasını almayın. ( Bizim evde bu iş sevgili eşime kalmış durumda:) )
  • Evliyseniz eşinizin sevdiği yemekleri öğrenin ve yapmaya çalışın. ( Sevdiği yemekleri görünce ona ne kadar değer verdiğinizi anlayacak. Mesela benim eşim sütlü bezelyeyi, bakla ve bamya kızartmasını, bulgurlu böreği çok seviyor. Daha önce hiç bilmediğim halde eşim sevdiğim için yapmaya çalışıyorum:) )
  • Evinizde ki yiyecek az kaldığında alışverişi yapan kimse ona haber verin ki alana kadar malzeme elinizin altında bulunsun. Ben bu şekilde yaptığım için kolay kolay sıkışmıyorum.
  • Yemeklere muhakkak bir tutam şeker atın. Şeker tuzla karıştığında daha lezzetli bir yemek ortaya çıkar. 
  • Yemek yaparken mümkün oldukça püf noktalarını öğrenmeye çalışın.
  • Haftada bir gün kendinize ziyafet verin. Eminim ailenizde bundan hoşlanacaktır.
  • Fırını gereğinden fazla çalıştırmayın. (10 dk. ısınıyorsa siz yarım saat önceden açmayın.)
  • Elinizde hangi malzemeler varsa onlarla yemek yapmaya çalışın. İnatla şunu is-ti-yo-rum demeyin.
  • Elinizde fazla kalan yiyecekleri başka şekillerde değerlendirmeye çalışın. (Mesela ekmek bayatladıysa onları ufalayıp ekmekten tabanı olan pizza yapıyorum. Yada kurabiye kaldıysa rondodan geçirip muhallebi kuplarına yada kakaolu toplara koyuyorum. Peynirim fazlaysa ve bozulacak gibiyse hemen onunla tekli yufkadan gözleme yapıyorum. Nohut yemeğim çok kalmışsa bol suyla yıkayıp süzgeçten geçirdiğim zaman pilav üstüne yada yoğurtlu nohutlu çorbaya koyuyorum.)
  • Bulaşık makinasına kaşıkları çatalları vs. yerleştirirken gruplandırıp koyun ki toplaması kolay olsun.
  • Poğaçayı yada kurabiyeyi fazla yapıp buzluğa atın ki acil misafiriniz geldiğiniz de elinizin altında yiyecek birşeyler olsun.
  • Eti ve tavuğu haşladığınızda suyunu hazır paketlere doldurup dondurucuya koyun. Yemeklere lezzet katacak bulyonunuz olsun.
  • Yiyeceklerin üzerini her zaman kapatın. Hiçbirşey düşmezse bile havadaki tozları kapar.
  • Halıda oluşan lekelere acil müdahele edin ki iyice içine işlemesin. Ve bence aspirin marka en iyileri.
  • Son olarak misafirlerinize bol bol yedirin, içirin. İnanın bereketiyle geliyor. Saklayıp gizlemeyin.
Şimdilik yazacaklarım bu kadar. Umarım yazımı severek ve beğenerek okumuşsunuzdur. Bloğumu merak eder ve uğramak isterseniz her zaman beklerim. Ben misafir severim. :)

Bu yazı bolkahveli için ANNESİNİN PRENSESİ tarafından hazırlanmış konuk yazar yazısıdır.

Sizde konuk yazar olmak istiyorsanız benimle mail yolundan iletişime geçmeniz yeterli.



Devamı
PAYLAŞ:

Cuma, Temmuz 14, 2017

Konuk Yazarım Olmak İster Misin?

konuk yazar

Uzun bir süredir konuk yazarları blogumda ağırlamak istiyordum.
Fakat ne yazılmalı, kimler yazar, acaba olur mu diye düşünürken bugün sizlere sunmaya karar verdim.
Bol Kahveli'de konuk yazar olmaya ne dersiniz?
Bizlerle paylaşabileceğiniz neler var?
Hangi konularda blogumda yazmak istersiniz?
Pratik bilgileriniz mi var, yoksa şahane yemek tarifleriniz mi, yada hayat hakkında öneriler olan?
Hangi konuda yazmak isterseniz, sadece benimle iletişime geçmeniz yeterli.

İsterseniz iletişim formundan isterseniz bana mail atarak veya yorum kutusundan yorum yaparak blogumda konuk yazar olabilirsiniz.
Herkesi dört gözle bekliyorum.:)

Mail adresim; boolkahveli@gmail.com

Devamı
PAYLAŞ:

Süleymaniye'nin Mücevherli Minaresi

süleymaniye camii

Mimar Sinan'ın yaptığı camiilere çok farklı bir hayranlığım var.
O devirlerde bu camiiler yapılırken insanlar Mimar Sinan'a uzaylı bile demişler.
Ve evet bana göre haklılar çünkü 2017 senesinde olmamıza rağmen böyle sanat eserlerini artık pek göremiyoruz. Daha çok apartmanlarda ve rezidanslarda mimarlık eserlerine bakabiliyoruz.
Ama Mimar Sinan'ın en beğendiğim, en bayılarak baktığım ve bir gün saatlerimi bu camii de geçirmek istediğim yer Süleymaniye Camiisi.

Mimar Sinan yaptığı bu güzel yapıta kalfalık eseri olarak nitelendirmiştir.
Aslında bu camiinin anlatılacak öyle çok özelliği var ki anlatmakla yazmakla bitiremeyiz.
Bu camii de beni kendine hayran bırakan tek şey mücevherli minaresi.

Böyle bir camiinin yapılması tabii ki asırlar sürüyor ve dilden dile, Osmanlı da paranın bittiği ve o yüzden camiinin yapımına devam edilemediği konuşuluyor.
İranlı Şahı Tahmasb İran'dan kervanlarla sandıklar dolusu mücevheri Sultan Süleyman'a gönderir. Ve kötü bir niyetle de bir mektup yazar ve camii de gönderdiği mücevheri kullanabileceğini dile getirir. Sultan Süleyman ne kadar sinirlense de camiiye bağışta bulunduğu için mücevherleri kabul etmek zorunda kalır.

Sultan Süleyman Mimar Sinan'ı yanına çağırır ve İran Şahının gönderdiği hazineyi un ufak edip camiinin harcına karıştırmasını söyler ve bu şekilde kullanılmasını ister.
O sırada Süleymaniye Camiinin minareleri dikiliyor ve mücevherli harç bir minarenin yapımında kullanılıyor. 
Ve Evliya Çelebi diyor ki; Ne zaman güneş açsa mücevherli minare pırıl pırıl parlar....

Eğer yolunuz Süleymaniye Camiisine düşerse minarelere bir göz atın..
Bir gün mücevherli minareyi görme dileğiyle...


Devamı
PAYLAŞ:

Pazartesi, Temmuz 10, 2017

Denizin Güzellikleri Evimize Yansıyor!

marin teması

Denizin huzuru artık evlerimize yansıyor.
2017 yaz dekorasyonunda her mağazada bu tarz dekorları görebilirsiniz.
Öyle ki hem insana huzur veriyor, hemde renkleri, görselleri ve deniz temasında olabilecek en güzel ve en şık fikirleri her mağazada bulabilirsiniz.
Marin teması adı altında balıklar, deniz fenerleri, deniz kabukları ve daha bir çok denizi anlatan dekorlar evimizde bizlere huzur vermek için satışa sunulmuş.
Bakalım 2017 marin temasında dekorasyon fikirleri nelermiş;

Evimizin balkonuna asacağımız hem çok şık hemde çok samimi bir dekor.
marin teması

Deniz kenarından toplayabileceğimiz deniz kabuklarıyla evdeki mumları canlandırabilirsiniz.
marin teması

Evde kullanmadığımız kavanozlarla sizlerde marin temalı dekorlar elde edebilirsiniz. 
Hem bir uğraş hemde bir el emeği.
marin teması

Eski ama sağlam tahta kasaları boyayıp kirli sepeti yapabilirsiniz.
marin teması

marin teması

marin teması

marin teması

Eğer evinizde balığa ve denize düşkün bireyler varsa, bu objeler, bu dekorlar evdekileri çok fazla sevindirecektir.
Evimize huzur, yeni soluklar getirecek bu tema bence şimdiye kadar olan en iyi en güzel dekorasyon fikirlerinden olabilir.

Mutlu bir hafta olsun...


resim kaynak; pinterest

Devamı
PAYLAŞ:

Çarşamba, Temmuz 05, 2017

Çaydanlığın İçi Sararmışsa Bu Yöntemi Deneyin!

çaydanlık
Çay vazgeçilmez tek içeceğimiz.
Yaz-kış, sıcak-soğuk hiç fark etmez demli ve tavşan kanı çayı içmek için hiçbirşey engel değil.
Ama çaydanlığın sararmasını nasıl engelleyeceğiz?
Fakat biz bayanlar biliriz ki, çaydanlığın içerisinde sararmalar hiçbir zaman kolay kolay geçmez.
İçerisine envaii çeşit kimyasal da kullansak o sararmanın önüne geçemeyiz.
Çayın içerisindeki renklendiriciden olsa gerek ovsanızda, kaynar sular da dökseniz bir çaresini bulamazsınız.
Ama artık çok basit bir yöntemle hiç ovalamanıza gerek kalmadan çaydanlığın içerisindeki sararmaya dur diyeceğiz.
Öyle basit bir yöntem ki çok şaşıracaksınız.

Yarım çay bardağı çamaşır deterjanını (toz) çaydanlığın içerisinde dökün ve üzerine kaynar su ilave edin. Daha sonra kapağını kapatıp bir iki dakika suyu içerisinde çevirin. Çaydanlığı elinizde yuvarlak daire şeklinde çevirin ve suyu dökün. Döktüğünüz suyun sapsarı olduğunu göreceksiniz. 
Hiç ovmanıza gerek kalmadan sararmış çaydanlığın içinin bembeyaz olduğunu göreceksiniz. Daha sonra tekrar içerisine kaynamış su dökün ve biraz kaynatın. Çamaşır deterjanının kokusu ve içerisinde kalmışsa parçacıkları gitsin diye. Hepsi bu kadar.

 Çamaşır deterjanı dediğim, çamaşır makinesine koyduğumuz ariel tarzı toz deterjanlardır. 
Hepsi bu kadar yarım bardak toz deterjan ve biraz kaynar su. 
Bir pratik bilgi daha o zaman;
Eğer ki çaydanlığın altı suyu kaynattığımız yerde kireç olmuşsa;
Kaynayan suyun içerisine bir iki tane limon tuzu atın ve kaynatmaya devam edin.
Bir an bütün kireçlerin gittiğini göreceksiniz.
Hepsi bu kadar gene ovalamaya gerek kalmadan çaydanlığın altını temizlemiş olduk.

Şimdiden kolay gelsin.
Umarım işinize yarar bilgiler olmuştur.
Mutlu günleriniz olsun...
Sevdiklerinizle...


Devamı
PAYLAŞ:

Cuma, Haziran 30, 2017

Kış Gelmeden Bir Tane Örsek!

elde battaniye örgü

Bu sene kış ayının enlerinden bir tanesi olan elde örülen battaniyeler!
Görüntüsü, koltuk üstü duruşu, rahatlığı, ferahlığı artık ne demek isterseniz bu battaniye için söyleyebilirsiniz. Bir battaniyeden beklediğimiz herşeyin fazlası bunda var.:)
Öyle ki bu sene hint kumaşı misali sadece yurtdışı sitelerinde ipinden var ve Türkiye'de normal bir battaniye fiyatının çok çok üzerinde.
Tabii ki Türkiye'de bu işi yapan ve bu battaniyeden satan butikler var yok değil fakat dediğim gibi bulunmaz hint kumaşı olduğu için fiyatı çok çok yüksek seviyelerde.
Hal böyle olunca, çok fazla yaygınlaşmayınca insan sadece fotoğraflarına bakmakla yetiniyor.
Yurtdışı sitelerinde var fakat insan eline almadan karar vermek istemiyor.
İzlediğim videolarda örülmesi bir o kadar basit, fakat kol kasları içinde bir o kadar zor görünüyor.
Bakalım bu şahane görüntüsü olan, rahatlığına daha uzaktan baktığınızda karar verdiğimiz, ve battaniyeye sarılmak için can attığımız bu ipler ne zaman yaygınlaşacak ve bizler ne zaman bu güzellikleri öreceğiz.

Bir süre bakmakla yetineceğimiz elde örülen battaniye resimler nelermiş haydi bir bakalım:)

Battaniye kıvamından çıkıp, sandalyelerimizi süsleyen bir dekor.
elde battaniye örgü

En beğendiğim resimler arasında bu gülkurusu rengi battaniye geliyor. Duruşundaki huzur, ferahlık hiçbirşey de yok!
elde battaniye örgü

Bu renkler ise ortama daha çok modern ve bir o kadar da freşh bir hava katıyor.
elde battaniye örgü

Peki ya kedinin güzelliği ve rahatlığı.:)
elde battaniye örgü

Ben hepsini tek tek çok seviyorum ve merakla Türkiye'de yaygınlaşacağı günleri bekliyorum.
Hemde dört gözle..
Mutlu günleriniz olsun...


Resim kaynak; Pinterest

Devamı
PAYLAŞ:

Perşembe, Haziran 29, 2017

Twitter - Duyuru

twitter

Pek twitter kullanmayı sevmesem de ve bilmesem de artık bende twitterda varım. 
Yazılarımı, twitter'da ki paylaşımları oradan da takip edebilirsiniz.

Twitter'da bana ulaşmak için;
yazısına tıklayıp bana twitter'da da eşlik edebilirsiniz..

Devamı
PAYLAŞ:

Çarşamba, Haziran 28, 2017

Suda Pişen Yumurta

suda pişen yumurta

Zaten yumurta suda haşlanmıyor mu? 
Evet yumurta kabuğuyla beraber suda haşlanıyor fakat bu sefer kabuksuz yumurtayı suda haşlayacağız.
Yazın gelmesiyle ağır yemekleri bir kenarı bıraktık ve artık daha fresh, daha sağlıklı yemekler arıyoruz. Bu sıcakta karpuz, kavun peynir ekmekten güzeli var mı?
Fakat sabah kahvaltılarında yumurta haşlamaktan sıkıldıysanız sizlere şahane bir önerim var.
Rafadan mı oldu, acaba kayısı gibi olmadı mı, çok mu sert oldu derdi artık bitiyor.
Yurtdışında kahvaltılarda tek tercih edilen yumurta genelde bu şekilde oluyormuş. Kahvaltı da haşlanmış veya tava da yemek yerine suda kaynatılıyormuş. Bakalım suda yumurta nasıl oluyor?

Kaynatmak için geniş bir tencerenin içerisine suyu koyun ve iyice kaynatın. Su iyice kaynadıktan sonra yumurtayı tavaya kırıyormuş gibi kırın. Kıvamının koyu olmasını istiyorsanız beş dakika, eğer sulu olmasını istiyorsanız 2 dakika kaynatmanız yeterli. Fakat bir yöntem daha söylemek istiyorum. Eğer ki kayısı kıvamında isterseniz derin bir kepçe yardımıyla kepçenin içine alıp elinizle yumurtanın kıvamını anlayabilirsiniz. 
Biz denedik ve çok şahane oluyor.
Tavsiyeler benden, denemesi sizden..
Bayram sonrası şahane bir hafta olsun..

İnternette yapılmış ve video olarak görselini buraya bırakıyorum. Denemek isterseniz videoya bir göz atın. Afiyet olsun kolay gelsin..:)



Devamı
PAYLAŞ:

Cumartesi, Haziran 24, 2017

Bayram Mı Gelen Yoksa Tatil Mi?

bayram şekeri

Bana sorarsanız tatil, anneme sorarsanız bayram.:)
Eee ne demişler ne varsa eskilerde var... 
Kimine bayram kimine tatil..
Uzun saatler ve haftanın yedi günü çalışan biri olarak seçimimi tatilden yana kullanıyorum. Bir yanım ailemle olmak isterken, diğer yanımda biraz dinlensek mi diyor?
Çok şükür ki önümüz kurban bayramı.:)
Uzun ve bir o kadar mübarek günlerden sonra, temizliğin canı çıkmışken sizin canınız çıkmadı mı?
Benim canım çıktı vallahi!
E o zaman tatili hak ettik demektir.:)

Dinlendiğiniz, keyif aldığınız, ayaklarınızı çıp çıp suya soktuğunuz, ferahladığınız ve ohh be diyebileceğiniz bir bayram olsun.. 
Sevdiklerinizle, gönlünüzdekilerle, ihtiyaç duyduklarınızla....
Tuttuğumuz oruçlar, kıldığımız namazlar, ettiğimiz dualar kabul olsun..

İYİ BAYRAMLAR..


Devamı
PAYLAŞ:

Çarşamba, Haziran 21, 2017

Hindistan Cevizli Soğuk Nescafe

Hindistan cevizi yağıyla nescafe

Herkese mutlu günler...
Ramazan ayının son haftasına gelmişken tatil yaklaşırken sizlere şahane bir tarif vereceğim.
Hindistan cevizi yağıyla nescafe yapıyoruz. 
Öyle ki hem sağlıklı olacak, hem sindirim sistemimizi çalıştıracak, hemde yağ yakmamızda yardımcı olacak. O derece sağlıklı bir nescafe yapacağız. 
Biliyorsunuz ki uzun zamandır doğal olan bütün ürünlere takmış durumdayım. 
Öyle ki yüzüme hiçbir kozmetik veya dermatolojik hiçbir ürün kullanmıyorum. Almıyorum evdekilere de elimi sürmüyorum. Onun yerine daha doğal yağlar, avokado yağı, Hindistan cevizi yağı kullanıyorum. Bu sıcak havalarda içimizi ferahlatacak bir tarifi anlatmak istiyorum. 

İlk başta bende yaparken biraz iki arada kaldım. Tadı güzel olur mu? Acaba yağ hissi olur mu? Kötü bir tat bırakır mı diye tereddütte kaldım. Fakat yapmaktan vazgeçmedim. Hadi bakalım neler kullanmışım.:)

Malzemeler;

  • 1 kaşık nescafe
  • 1 bardak süt
  • 1 buçuk çay kaşığı Hindistan cevizi yağı
  • Buz
  • Damla çikolata
Bütün malzemeleri blendera koyup tek yapmamız gereken tuşa basmak. Başka hiçbir numarası yok.:) 

Hem sağlıklı, hem sindirim sistemimize yardımcı, hemde yağ yakmada gayet başarılı bir tarif. 
Normal paketteki nescafeler yerine bu nescafeleri tüketmek en güzeli. 
Sağlığımız için hemde vücudumuz için deneyin derim. 
Eminim ki çok beğeneceksiniz.:)

Musmutlu bir hafta olsun. Gönlünüze göre...

Devamı
PAYLAŞ:

Pazar, Haziran 18, 2017

İzmir'in En Nefis Koyları


İzmir'e geldiniz ve bu güzellikleri görmeden mi gideceksiniz?
İzmir'de şehir merkezine yakın çok fazla denize girilecek plaj, kamp alanı mevcut. Ama hangisi en güzeli en temizi?
Bu resimde gördüğünüz yer Menderes'in bir koyu. İzmir'i bilen bilir ki menderes İzmir'e en yakın yerlerden bir tanesi. Ahmetbeyli sahili olsun, Özdere plajları olsun en nefis yerlerden bir tanesidir.
Eğer şahsi aracınız yoksa, otobüsle rahatlıkla gelebileceğiniz günün her saati otobüs çalışan yerlerden bir tanesi.
Bu resimde gördüğünüz yer Kargıcak piknik alanı. Menderes'i biraz geçince Ahmetbeylinin biraz ilerisinde özel bir alan. Fakat denizi işte böyle gördüğünüz gibi şahane bir renkte. Kalabalık istemiyorsanız hafta içi rahatlıkla gidip bu sakinlikte denize girebileceğiniz ender yerlerden bir tanesi.

Kalemlik PLAJI  

Gene aynı yol üzerinde bu sefer özel bir alan olmayan yani giriş ücreti alınmayan bir yer kalemlik orman kampı. Ahmetbeyli'den biraz ileri de. Denizin her tonunu görebileceğiniz ve hafta içi sakinliği olan, hafta sonu iğne atsan yere düşmez deyiminin gerçek olduğu bir kamp alanı.

Karaburun

Şimdi biraz daha İzmir'in karşı taraflarına doğru yol alıyoruz ve Karaburun'a gidiyoruz. Karaburunun koylarıyla ünlü olduğunu herkes az çok bilir ve burası da aslında var olan fakat pek fazla bilinmiyormuş bir yerlerden. Girişte tabelada avukatlar kampı yazar ve buda insanı çelişkiye düşürür sadece avukatlar mı giriyor diye. Tabii ki de hayır. Ama galiba bu sebepten ötürü herkes o tabelayı görüp yanıldığı için muhtemelen geri dönüyor çünkü bu güzel ve bir o kadar ferah alan hafta içi de hafta sonu da bomboş oluyor. Fakat Karaburun'a gelmek için bir arabaya ihtiyacınız olabilir. İzmir merkezden otobüs kalksa bile saat başı otobüsler ve bu koylara gelmiyorlar. Ama bir gün yolunuz düşerse avukatlar kampına gelmenizi öneririm. 

Tabii ki de İzmir'in güzellikleri bu kadarla sınırlı değil. Bu yayının devamı gelecek..:)

Devamı
PAYLAŞ:

Perşembe, Haziran 15, 2017

Yalancı Paçanga Böreği

paçanga böreği

Yalancı Paçanga böreği de ne?
Bilmiyorum fakat bu tarif kesinlikle bana has ve bana özgü bir tarif olduğunu biliyorum.:)
Öyle ki gerçek paçanga böreğini yapacak malzemem evde kalmayınca bende bu şekilde bir çözüm buldum ve tadı da şahane oldu.
Misafirlerinizin tadı damağında kalacak bir tarife hazır mısınız?
Yapımı çok kolay ister fırında ister yağda kızartın.
Her türlü tarifi şahane oluyor.
Ben bu seferkini tava da kızartmayı daha uygun gördüm ve tadı da efsane oldu.
Bakalım yalancı paçanga böreği nasıl oluyormuş?

Yalancı Paçanga Böreği;

  • 4 yufka
  • 2 patates
  • 1 kase lor
  • galeta unu
  • Soda
  • 1 yumurta 
  • 1 su bardağı sıvı yağ
  • 1 bardak su
  • tuz, karabiber, pul biber
Yufkaları 4 eşit parçalara bölün veya böreğinizin ne kadar büyük olmasını istiyorsanız o şekilde kesebilirsiniz. 1 su bardağı sıvı yağı ve 1 su bardağı suyu bir kase içerisinde karıştırın. Kestiğiniz yufkalara iç harcımızı koymadan önce su ve yağ karışımını yufkanın üzerinde biraz gezdirin ve daha sonra sigara böreği sarar gibi sarın.
Tüm yufkalar bittikten sonra kalan su ve sıvıyağ karışımının içerisine 1 şişe sodanın yarısını ve 1 yumurtayı kırın. 
Tavada yağınızı kızdırdıktan sonra hazırladığımız börekleri sıvı karışımın içine batırın ve çıkarın.(Çok fazla bekletmeyin. Batırıp çıkartsanız yeterli gelecektir.) Böreklerimiz ıslandıktan sonra galeta ununa bulayın ve kızmış yağın içerisinde burası önemli yağ kızsın fakat börekleri attıktan sonra ocağın altını kısın. Çünkü galeta unu bir anda yanabilir. Daha sonra peçetelerin üzerine koyarsanız fazladan böreğin üzerinde kalan yağını çekecektir.

Yağda yapmak istemiyorum biraz sağlıklı olsun derseniz, fırını 180 derece olacak şekilde ısıtın. Börekleri gene banyo yaptırın ve galeta ununa bulayın. Daha sonra fırın tepsisine dizin ve kızarana kadar fırında pişirin. 
İşte hepsi bu kadar. 
Fazladan yapmışsınız ve börekleriniz kaldıysa pişirmek istemiyorsanız sıvı harca batırmadan buzluğa atıp daha sonra kullanabilirsiniz. 

Benim yalancı paçanga böreğim şahane oldu.
Bir daha ki sefere fırında deneyeceğim.
Afiyet olsun..

Devamı
PAYLAŞ:

Pazartesi, Haziran 12, 2017

Para Biriktirmek Artık Çok Kolay

birikim

Para biriktirmek zor mu geliyor? Çok mu zorlanıyorsunuz biriktirirken, zaten bu devirde bu yaşam şartlarında pek de kolay olmuyor maalesef.
Çalışma saatleri yüksek fakat maaşlar az. Tatil zamanı var fakat tatil yerleri çok pahalı değil mi?

Biz yaklaşık iki senedir bir yöntem uyguluyoruz
Bu yöntem gerçek anlamda çok güzel işimize yarıyor.
Örneğin eğer bu yaz tatile gitmek istiyorsak kış ayında açılmayan sadece kırılması gereken bir kumbara ediniyoruz.
İstediğimiz oteli internet üzerinden satın alıyoruz ne çok ucuz ne çok pahalı.
Tabii ki kıştan otel alırsanız daha uyguna gelecektir.
Ve oteli alır almaz para biriktirmeye başlıyoruz.
Şöyle ki herkesin sıkıntısı ay sonuna para kalmaması ama kendinizi borçlandırırsanız bu parayı öyle veya böyle ödemek zorunda kalacaksınız.
Ay başında kumbaraya ay sonunu dengeleyecek şekilde para atıyoruz.
Ve evdeki ne kadar bozuk para varsa hepsi kumbaraya gidiyor.
Şöyle ki bir otel rezervasyonunu yaptırdınız ve taksitlendirdiniz farz edin.
Her ay taksidini kumbaraya atıyormuş gibi düşünerek yola çıkarsanız zaten tatil zamanı geldiğinde o paranın kumbarada biriktiğini göreceksiniz.
Eğer ki bir sene sonra ki tatil planını kıstan yaparsanız misal ekim gibi, temmuza kadar bozukluklar hariç 1.000 tl para birikmiş oluyor. Bozuklarla beraber bir hayli para birikiyor.
Yani bu para birikiminin illa tatil yönelik veya illa tatil olacak diye bir kuralı yok.
Neye ihtiyacınız varsa onun için kullanabilirsiniz.
Birde bunların banka para biriktirme yöntemi var tabii oda en sevdiğim yöntemlerden bir tanesi.
Paraya ihtiyacınız yok ama birikim yapmak istiyorsunuz. Kendinizi bankaya borçlandırın.
Nasıl mı? Kredi çekin. Ve bir hesap açıp bu parayı banka hesabınıza yatırın ve unutun. Sıkıştığınızda elinizin gitmemesi için kendinizle savaş verebilirsiniz.
Ve her ay bankaya kredi parası ödeyin. Kredi borcu bittiğinde bankada ki ana paranın sahibi olmuş olacaksınız.
Kumbara daha az miktarda para biriktirmek için fakat insanın kendini bankaya borçlandırması hem sorumluluk hemde gerçekten güzel bir birikim olabilir.

Para biriktiremiyorum diyenler için bu yöntemler gerçekten işe yarıyor.
Denemelisiniz.:)

Devamı
PAYLAŞ:

Çarşamba, Haziran 07, 2017

Tatlı Krizleri İçin Smoothie

smoothie

Yaz aylarına girmemizle yeni bir tarifle karşılaştık.
Smoothie.
Nedir bu smoothie?
Resimde de gördüğünüz üzere aslında smoothie tam olarak şahane bir yaz içeceği.
Hem sağlıklı, fazla kilolarımızı yakacak, hemde tadı şahane.
Eğer ki yağ aylarında canınız bolca tatlı çekiyorsa kendinizi bu içecekle frenleyebilirsiniz.
İçerisinde bolca vitamin, kırmızı meyveler ve en önemlisi bolca sağlık var.
Eğer ki yaz aylarında su haricinde böyle tatlı, sağlık bombası ee birazda kilo verdirecek içecekler içmek istiyorsanız bu tarifi hemen not almanızı öneririm.

Smoothie Tarifi;

  • 1 su bardağı yeşil çay
  • 1 su bardağı yoğurt
  • 1 su bardağı çilek 
  • yarım limon
  • 1.5 yemek kaşığı bal
  • 1 dilim kavun
  • Buz
Tarifi işte bu kadar herşeyden bir bardak ve sadece yapmanız gereken blendır kabına koyup blendırdan geçirmek ve hepsini eriyene karıştırmak.
Eğer ki çilek ve kavunu bir arada sevmiyorsanız bunun yerine karpuz, greyfurt, muz, şeftali yada istediğiniz ve tercih ettiğiniz meyveleri deneyebilirsiniz. 
Hayal gücünüzü konuşturmalısınız. Sadece çilekli yada sadece muzlu yapabilirsiniz. 
Fakat benden tavsiye ölçüleri bir bardak daha arttırıp yaparsanız dolabınıza fazladan koyabileceğiniz smoothie olacaktır. Ve çok yandığınız da yada canınız tatlı istediğinde kendinize smoothie armağan ederek hem sağlıklı hemde tatlı krizlerinizi bu içecekle durdurabilirsiniz.

Şimdiden afiyetli ve sağlıklı olsun...

Devamı
PAYLAŞ:

Pazartesi, Haziran 05, 2017

Denizler İyot Kokmuyor

deniz kokusu

Denizi görür görmez 'ohh mis gibi iyot koktu' deriz. 
Kokusu öyle mest eder ki içimize çek çek doyamayız. 
Ama bilmediğimiz tek şey bu kokunun iyot kokusu olmaması.
Çünkü deniz iyot kokmuyor. Kokunun sebebi iyottan yani tuzdan değil.
Öyleyse bizi mest kokunun sebebi nedir nereden geliyor bu koku? Bizi uzak diyarlara götüren, düşüncelere daldıran, hayal kurduran ve ruhumuzu dinlendiren kokunun sebebi nedir?

Denizin kokusunun sebebi BAKTERİ..
Bizi huzura erdiren kokunun tek sebebi iyot değil bakteridir.
Öyle ki bu bakterilerin adı;
  • Bromofenol
  • Dictyopteren
  • Dimetil sülfit
Bu 3 bakterinin birleşmesi oluşan deniz kokusunun sebebidir. Tabii ki hava şartları, hava koşulları, deniz kirliliği ve hayvanlar dolasıyla farklı kokulara dönüşebilir. Fakat bizim yıllardır bildiğimiz iyot kokusu aslında bakteri kokusuymuş. 
İnsanın ruhuna en iyi gelen, dinlendiren, bazen keyiflendiren, bazen hüzünlendiren insana iyi gelen birşey varsa deniz ve denizde ki bakteri kokusu.

Olsun, koksun, bakteri koksun..
Ruhumuza iyi gelsin yeter ki..
Güzel bir hafta olsun..

Devamı
PAYLAŞ:

Cuma, Haziran 02, 2017

Fotoğraf Makinesinde Estantane Ayarı Artık Çok Kolay

estantane ayarı

Fotoğraf çekmek ne kadar güzelse ayar yapmak da bir o kadar zordur.
Üniversitelerde fotoğrafçılık adı altında alanların olması insanlara böyle bölüm mü olur dedirtirken fotoğraf makinesini elinize aldıktan sonra hiçte öyle olmadığını anlayacaksınız.
Bir heves alınan makineler sırf bu ayarlar yüzünden raflara kaldırılır.
Kursa gitmek elbet ki şart değildir hele birde evde kullanmayı bilen biri varsa değmeyin keyfinize ama bu makineden anlamayan ve estantaneyi, diyaframı hatta iso ayarlarını bilmeyen biri varsa gerçekten de fotoğraf makineleri bir süre sonra manuel ayardan otomatik ayara geçip sadece gerekli yerlerde kullanılıyor.

Fakat bu ayarları yapmayı bilmeyenler için çok basit bir yöntem anlatacağım.
Fotoğraf çekmek bir beyin jimlastiğidir. Öyle ki ayarları yaparken sürekli beynimiz çalışır.
Güneşin yönünü, saati, estantane hızını, diyafram genişliğini ve iso ayarını yaparken sadece bunları düşünürsünüz ve sürekli mantıkla hareket etmeniz gerekir.
Çünkü DSLR makineleri otomatik ayarda kullanmak, istediğiniz fotoğrafı çekmenize yardımcı olmayacak sadece fotoğraf çekecektir.

Gelelim estantanenin en basit ayarına;
Mantıkla hareket ederseniz istediğiniz görüntüleri elde etmeniz kaçınılmaz bir son olacaktır.
Şöyle ki;
Hava çok aydınlık bu da demek oluyor ki makinenin içine girecek olan ışık çok.
Yani ayarı yükseltiyoruz. '' 1/500 ''
Hava karanlık bu da demek oluyor ki makinin içine az ışık girecek.
Yani ayarını düşürüyoruz. ''1/15 ''
Fakat karanlık ortamda çekim yapacaksanız iso ayarını yükseltmeniz gerekir.

İşte bu kadar basit. (Anlattığım sadece ışık ayarıdır.)
Hareketli cisimleri veya hareketsiz nesneleri bu ayarla çekebilirsiniz.
Tabii ki estantane ayarı iki kelimeyle anlatılacak birşey değildir, fakat yeni başlayanların bu ayarı yapmakta zorluk çektikleri ve bu yüzden de fotoğraf makinelerini bir kenarı bıraktıklarını biliyoruz. 

Aslında çok da zor değilmiş değil mi?

Devamı
PAYLAŞ:

Çarşamba, Mayıs 31, 2017

New York'u Gezmeye Hazır Mısınız?

nyc

Dünyanın en kalabalık şehirleri arasına giren New York 2016 yılında 18,000,000 nüfusa sahip. Amerika Birleşik Devletlerinin en büyük şehirlerinden bir tanesidir.
Genel anlamda New York'tan bahsedersek ilk önce ne yemeliyiz, nereye gitmeliyiz?
Tabii ki pizza, hamburger, tacos ve en iyi dondurmaları New York'ta bulabiliriz. Dünyanın en lezzetli kahvelerini de times meydanında bulmanız mümkün.
New York City'de nereye gidilir?
  • Central Park

central park
İlk olarak kitaplardan ve romanlardan daha sık bildiğimiz yer olarak ilk sırada yer alan Central Park.
Gördüğünüz yeşil alanın tümü Central Park'tan ibaret. 
New York kalabalığından sıkılanların kendini ferahlatmak ve rahatlamak için geldikleri tek yer burası.  Yürüyüş yapmak, göl manzarası izlemek için şahane bir yer.

  • The Oculus

the oculus
Manhattan da bulunan The Oculus Center New York'da görülmesi gereken en görkemli alışveriş merkezlerinden bir tanesi. İspanyol mimar Santiago Calatrava tarafından yapılmıştır.
Görüp görebileceğimiz en iyi mekanlardan bir tanesi.

  • American Museum Of Natural History

american museum
Çocuklar ve yetişkinler için gidilmesi ve görülmesi gereken tek yer bence burası. Eğer bir gün yolum düşerse sadece bir günümü American Museum adayabilirim. 
Görülmemiş ve eşi benzeri olmayan fosiller, farklı türde canlıları görmek eminim ki çok heyecan verici bir deneyim olacaktır.

  • St. Patrick's Cathedral
cathedral
Görkemli ve heybetli bir yapı daha görmek istiyorsanız ve fotoğraf makinenizle şahane görüntüler yakalamak istiyorsanız bu muhteşem mimari sizin için hazır.
St. Patrick's Cathedral
Dışının görseli kadar iç yapıtında da hayretle kendine hayran bırakacak bir yer. 
Yapımının Rönans Tarihine kadar uzandığını biliyor musunuz?

  • Duffy Square (times)
new york
Belki de New York City'nin en kalabalık yeri. Posterlere basılmış, New York'u 360 derece görebileceğiniz cam binalar, broadway, fotoğraf çekmek için yerini almış binlerce turist, gerçek kalabalığı burada göreceğiniz, yeni yıl heyecanının yaşandığı ve New York'un kalbinin attığı tek yer TİMES MEYDANI.

Bir gün yolum düşerse buraları görmeden dönmeyeceğim!
Peki ya siz?

Resim kaynak:Pinterest

Devamı
PAYLAŞ: