Cuma, Nisan 28, 2017

Şimdi Buradayım....

Şimdi buradayım

Şimdi buradayım...
Gözlerim kapalı şu anın tadını çıkartıyorum.
Bir salıncak, hava püfür püfür esiyor denizin iyot kokusunu bol bol çekiyorum içime.
Ağaçların hışır hışır ötüşü ruhumu dinlendiriyor...
Ah diyorum keşke hep burada kalabilsem...
Hafızama kazıyorum burayı..
Arka fonda Yasmin levy Mal De L'amor çalıyor.
Bol bol uzaklara dalıyorum...
Ufuk çizgisine bakıyorum elimi uzatsam yakalayacakmışım gibi...
teknelerde balık tutanlar, denize giren çocuklar, martı sesleri...
Bol bol D vitamini alıyorum vücudum için, dengem için, hayatım için...
Ohhh diyorum dünya varmış...
Şimdi diyorum hayat biraz daha çekilir biraz daha yaşanılır oldu...
Bu tatilin bana ne kadar iyi geleceğini düşünüyorum...
Ruhumun nefes aldığını, vücudumun canlandığını, yanaklarımın pembeleştiğini biliyorum..

Sonra birşey oluyor,
Hayırlı işler diyor uzaktan birisi.
Gözlerimi açıyorum...
Dükkandayım...
Hoşgeldiniz diyorum..
Hayat kaldığı yerden devam ediyor..:)

Devamı
PAYLAŞ:

Perşembe, Nisan 27, 2017

Neden Cildimde Sivilce Çıkıyor?

Sivilce

Bizim ailede genç kız dolu.
Şu an yaşları 17-18 yaş aralığında olan genç kızlar.
Bu aralar gelip gidip sordukları şey neden alnımda sivilce çıkıyor? Neden yüzüm sivilcelendi?
Benim anlatacak kelimem kalmadı ama onlar ısrarla hergün soruyorlar.

Makyaja merak salmışlar hepsi. Pudra olsun fondöten olsun her türlü malzemeyi kullanıyorlar.
Peki diyorum pudrayı kullan fondöten kullan ama bunları kullanmadan önce cildine krem sürüyor musunuz diyorum cevap yok.

Cildinizi diyorum bir çiçek gibi düşünün farz edin ki onu kapalı bir yere koydunuz ve hava alamıyor elinden geldiğince hayatta kalmaya çalışıyor ama bir süre sonra oksijensizlikten ölüyor. Cildinizde aynı böyle çiçek gibi fondöteni sürüyorsunuz üzerine pudrayı basıyorsunuz gözenekleriniz iyice tıkanıyor ve içleri fondötenle doluyor. Neyle temizliyorsun diyorum yıkıyorum diyor?  Neden bu ürünleri kullanmadan önce nemlendirici krem, serum yağlar sürmüyorsunuz diyorum gerek var mı diyor? Ben iki saattir kime ne anlatıyorum? O yüzden bu gençlerin yüzlerindeki sivilce ve siyah noktaların çıkması çok normal.

Sanki kapatacak o kadar kusur o kadar kırışıklık o kadar leke var gibi birde pudra kullanıyorlar. Uzun zamandır makyaj yaparım ki bizler kendimizi bildiğimizden beri makyaj yaparız düğün ve özel gün harici asla yüzüme fondöten ne sürerim ne sürdürürüm. Fondöteni sürünce ve gözle görülen sivilcelerin kapatıldığında aslında sivilcenin durumunun daha da kötüye gitmesini sağlıyorsun. Peki sürmen gerekiyor bir bu kadar pudra bu kadar makyaj malzemesi alana kadar neden bir adet nemlendirici krem almıyorsun?

Sonra iş işten geçiyor, yıllar geçiyor büyüyorlar ciltlerinde gözenek, siyah nokta ve sivilce izleri, zamanında almadıkları nemlendiriciye vermeleri gereken paranın belki 100 katını doktorlara, kimyasal malzemelere, estetiğe harcıyorlar. Ama akıl başa gelince keşke yapmasaydım oluyor.

Bir reklamda diyor ya cildimiz en değerli hazinemiz gerçekten de öyle. 
Ona iyi bakmadığın zaman gün geliyor ki insanın aynaya bakası gelmiyor. 
Yol yakınken atın pudraları. Sizler böyle de güzelsiniz. 


Devamı
PAYLAŞ:

Salı, Nisan 25, 2017

Yeni Nesil Gençler Neden Bu Durumda?

Yeni nesil genç


Çok eski bir anımı anlatayım sizlere,
Ramazan ayında mübarek günlerdeyiz ve ben daha 13 yaşımdayım.  
Annemde o gün çalışmıyor ve evde beni merak ettiği için balkona çıkıyor ve o anda göz göze geliyoruz. 
Evimizin olduğu sokakta ağzımda sakız yürüyorum. Annemle göz göze geldiğim an sakızı yutsam mı çıkarıp atsam mı bilemediğim için olduğu gibi başım önde eve doğru yürüyorum. 
Eve girdiğimde çok güzel terlikler yediğimi daha dün gibi hatırlıyorum. 
Çünkü ramazan mübarek günlerdi ve böyle zamanlarda dışarıda hiçbirşey yiyip içilmezdi. 
Böyle öğrenmiştik hatta öğrenemeyip öğrenmek için bir sürü terlik yemiştik. 
Anlayacağınız ben böyle büyüdüm. 
Ramazan ayında daha bir çocukken dışarıda sakız çiğnediği için dayak yiyen biri olarak yetiştirildim. 

Bu aralar uzun bir zamandır gözlemlediğim şeyler var;
Genç kızlar evden çıkıyor evden iki adım uzaklaşır uzaklaşmaz yakıyor sigarayı. 
Yaşına başına çevresine etrafındaki insanları umursamadan pofur pofur içiyor. 
Yaşlı amcalar teyzeler vardır -ahh evladım daha çok gençsin içme şu mereti diyenlere birde üzerine onlara kalkıp sanane amca diyen genç kızlar. 
Bu durumlara tanık olduğum zaman utanıyorum. Elimden gelse annem gibi terlikle ağzına vurmak geliyor ama yapamıyorum. 

Biz yapmadık mı elbet ki yaptık. 
Hemen onunla ilgili de bir anımı anlatayım. 
Çok büyük değilim çokta küçük sayılmam. Yaşım 20 daha..
Bir alışveriş merkezinin kapalı sigara içme yerinde arkadaşlarımla sigara içerken babamı gördüm. 
Hiçbirşey demeden beni görmemezlikten gelerek uzaklaştı. 
Eve gittiğimizde bana dediği tek şey içeceksen evinde iç. İnsanların gözüne soka soka içme oldu. 
Nasıl büyük bir utanç yaşadığımı daha hala hissediyorum. 

Peki yeni nesil erkekler?
Evet onlara laf geçmiyor çünkü onlar ergen. 
Fakat hangimizin babası sokak ortasında arkadaşlarıyla konuşurken bağıra bağıra etrafını umursamadan küfür ediyor.?
Artık öyle bir boyuta geldi ki iş yerimin önünde ki durakta gençten üç tane erkek dursun ettikleri küfürler içeriye dolup taşıyor ve her seferinde uyarmak zorunda kalıyoruz neden?
Etrafında ki insanları umursamadan ağızlarına gelen cümleleri etrafına saçan yeni nesil olarak adlandırdığım ve onları Ne genç nede ergen olarak isimlediremediğim hem akıllı hemde bir o kadar akılsız çocukları tanıyamıyorum. 

Bizde genç olduk, bizde ergen olduk, bizde yeni nesildik ama hiçbir zaman bunları yapmadık.
Ki buraya yazmak isteyip de yazamadığım sadece örnek olarak verebildiğim bunlar varken siz hiç etrafınızda görmüyor musunuz?
Görüpte kınamıyor musunuz?
Kesinlikle ailelere annelere ve babalara lafım yok.
Çünkü hiçbir anne ve hiçbir baba çocuklarına bunları öğretmez..
Sevgi ve saygıdan başka...

Devamı
PAYLAŞ:

Pazartesi, Nisan 24, 2017

Yeni Keşfim: Avokado Yağı

Avokado yağı 

Avokadonun yağı mı olur canım demeyin. 
Ben dedim birde gittim üzerine satın aldım. :)
Uzun zaman önce kendi kendime bir karar verdim. Bugüne kadar aldığım yüz yıkama jeliymiş, köpük temizleyiciymiş, bademli salatalı maskeymiş, sivilce geçiriyormuş aman efendim bu tonik gözenekleri yok ediyormuş diye aldığım bütün malzemeleri atıyorum. 
Evet şaka değil. Dehşet devasa para vererek aldığım bütün malzemeleri atıyorum. 
Neden yapıyorsun derseniz?
Bir maske alıyorum satıcı diyor ki sivilce yapar ama kullanmayı bırakma geçirecek tamam diyorum. Sivilceler çıkıyor aaa oda Ne bir bakıyorum sadece sivilce çıkma kısmı doğru geçirme kısmı yalannnn! 
Bir tonik alıyorum diyor ki satıcı bak Efsane bir ürün bende kullandım, yüzüne bakıyorum kararsız kalsam da alıyorum. (Onunda sıvılceleri duruyor) diyorum ki kendi kendime belki benimkilere iyi gelir. Oda Ne daha da beter yapıyor. Hal böyle olunca elimin altında artık hiçbir ürün kalmayacak şekilde hepsini çöpe atıyorum. 
Maskeler, tonikler, köpükler yerine artık biraz daha böyle yağlı, doğal ürünlere doğru geçiş yapıyorum. Diyorum ki bu yağ yüzüme en fazla Ne kadar zarar verebilir? Hiçbirşey yapmasa bile nemlendirir. 
Altını çizerek söylüyorum;  burası çok önemli arkasında vaatler kısmı falan yok direk kullanım alanı: salatalar, yemekler. :)
Fakat ben her banyodan önce saç diplerime vıcık vıcık olana kadar yediriyorum. Daha sonra yüzüme ve boyun kısmıma iyice parlayana kadar bir Bülent Ersoy olana kadar sürüyorum.:) Saçımda ve yüzümde yarım saat bekletiyorum. Yüzüme sürdüğümde bir süre sonra hafif bir karıncalanma oluyor. Diyorum bu sefer oldu bu sefer işe yaradı. :) 
Kullanalı 2 hafta oluyor. Saçlarımdaki bıraktığı his şahane. Yumoş yumoş yapıyor. Fakat daha cildimde pek birşey gözlemleyemedim. 
Kokusunu sorarsanız bildiğiniz bizim yemeklere kullandığımız ve normal çiçek yağı kokusunda. Derseniz ki çok rahatsız oldum. Ki ben rahatsız oldum içine bir iki damla kayısı yağı dökerseniz kokusundan da kurtulmuş olursunuz. Ama kayısı yağım yok derseniz çokta rahatsız etmediğini göreceksiniz. 
Saçlarımın dokusu şu an için şahane haftanın 4 günü uyguluyorum. Yarım saat bekletiyorum ve bol şampuanla yıkıyorum.  İçimi rahatlatan kısmı ise doğal ve bir o kadar da yağ olması. Ben herhangi bir kötü etkisini görmedim saçta dökülme sorunu kepek vs. Aksine saçlarım artık daha az dökülüyor. 
Ben ürünü kokusu hariç çok sevdim. 
Şişesinin görüntüsü şahane sırf bunun için bile alınabilir.:)
Fakat aramızda yemek ve salatalar harici benim gibi kullanan var mı :)
Varsa doğru bir yol üzerinde olduğumu yada gerçektende yemeklere kullanmam gerektiğini bana lütfen Yazın.:)

Gününüz güzel geçsin💕

Devamı
PAYLAŞ:

Cuma, Nisan 21, 2017

Unutkanlar İçin Altın Fikirler

Unutmamak için


Eskiden anneme unuturum sonra hatırlat derdim, annemde bana parmağına ip bağlayalım o zaman unutmazsın derdi.  Gülerdim ama oysa ki çok haklıymış..
Şimdi bizlerde yeni moda laflar unuttum neden unuttun denediğinde çok yoğunum çok yorgunum kafam dolu diye söyleniyoruz. Neden kendimizi ve kafamızı, beynimizi olmadık şeylerle, hiç olmayacak sebeplerle dolduruyoruz. İş işyerinde kalmalı, anne baba evinde, arkadaş dost bir telefon uzağında evin kapısından içeri girdiğinde tüm sıkıntıların dışarı da kalmalı. Fakat günümüz böyle olunca pek de bunları yapmak mümkün olmuyor. 
Unuttuğumuz birşeyler elbet ki oluyor. Unutmamak için ne yapmak gerekiyor? Eğer çok önemli işlerim varsa kesinlikle yaptığım bir kaç yöntemi sizlere anlatmak istiyorum.

  • Banyoya not bırakmak; evet şaka değil banyoya o gün hangi işim varsa önceliğimin ne olması gerekiyorsa onu asıyorum. Aynaya yapışkanlı sticker kağıtlarıyla geçenden hazırlayıp koyuyorum ve sabah ilk olarak onları görünce daha evden çıkmadan aklıma kazımış oluyorum. 
  • Anımsatıcılara not eklemek; eğer ki bir hafta sonra bir işim varsa elbet ki unutmamak elde değil. O yüzden bir hafta sonraki işimi telefonumun notlarına alarmlı bir şekilde kaydediyorum ve bu şekilde de o gün geldiğinde kendi kendime telefondan uyarımı yapmış oluyorum. 
  • Buzdolabı bu günler için; market alışverişi için kesinlikle buzdolabının önünde listem oluyor. Evde biten herşeyi gittiğini gördüğüm an gidip oraya not alıyorum ve böylece markette ne almam gerektiğini hatırlamak için uğraşmıyorum. 
  • Faturalar için takvim; hepimizin kredi kartı bu devirde var. Bazen ödeme gününü kaçıyoruz. Bazen unutuyoruz çünkü bizler çok yoğunuz.:) Genel de boş vaktimde telefon takvimimi açıp her ayın hangi günüyse son ödeme tarihi ay ay hesaplayıp takvimdeki günlere not ekliyorum ve  son ödeme tarihi gelmeden önce kendi kendime uyarılarımı hazırlıyorum. 
  • Kapının önünde kara tahta; son zamanlarda ev için satılan ürünlerde kara tahtalar var. Genelde mutfakta kullanıyor fakat bizler unutkan olduğumuz için ben iç kapımın yanına evden çıkarken görmek için aldığım kara tahtanın üzerine notlarımı yazıyorum. Bu Notlar bazen sevgi sözcükleri de olabiliyor.:)
  • Evdekilere haber salıyorum; :) telefonum bozuksa veya benim için çokta mühim değil fakat başkaları için mühimse ya anneme yada eşime söylüyorum ki ben yapmazsam onlar yapsın diye.:) 
  • Not kağıdını çantama koymak; en korktuğum şey dışarıdayken araba çarpması. Telefonumda asla tuş kilidi yoktur. Olurda dışarda düşerim, bayılırım, araba çarpar da aileme ulaşamazlar diye tuş kilidini kullanmam. Fakat cüzdanıma ailemin telefonlarının yazdığı kağıt kesinlikle koyarım ve evdekilerin numarası değişirse değiştiririm. Bu unutkanlık değil fakat aklıma gelmişken bir Öneri olsun.:) 
Unutmamak için siz neler yapıyorsunuz?
Nedir yöntemleriniz?
Gününüz güzel geçsin...

Devamı
PAYLAŞ: